Doğum Öncesi Bakım ve Müteakip Kontroller | Jinekolog Op. Dr Filiz Tosun Çataklı
DOĞUM ÖNCESİ BAKIM
Doğum öncesi bakımın önemi ancak son yıllarda anlaşılmış olup gebe hastaların maddi imkansızlıkları , gebeliğin hasta veya ailesi tarafından basit bir olay olarak kabul edilmesi sonucu doktora gitme ihtiyacının hissedilmemesi , dini veya kültürel yasaklar v.b. gibi çeşitli sebepler gebenin doktor veya hastaneye başvurmasını bugün için bile geciktirmekte ancak bir sorun ile karşılaşıldığında çare aranmaktadır.
Her ne kadar gebelik fizyolojik bir durum olsa da gebeliklerin %5 ila %20’sinde anne ve bebeğinin sağlamlığını tehdit eden patolojik bir durum ile karşılaşılır. Doğum öncesi bakımının amacı , gebe hastanın daha evvel geçirmiş olduğu bir hastalığın erken tanısı kadar , sağlıklı bir gebenin bu gebeliği esnasında ortaya çıkabilecek bir hastalığının da zamanında teşhis edilmesidir.
İdeali , gebe kalmayı planlayan bir kadının daha gebe kalmadan hekime başvurarak tıbbi bir değerlendirilmesinin yapılmasıdır. Hastanın tam hikayesinin alınması , fizik muayenesinin yapılması sonucu gebelik öncesi danışmanlığının verilmesi sorunsuz bir gebelik ve sağlıklı bir doğumun gerçekleşmesini sağlar.
Normal gebelik süresi 280 gün , 40 hafta , dokuz ay on gün veya 10 lunar aydır. Tabi ki en kolay hesap gebelik kalkülatörlerine bakmakla yapılabilir. Bazı klinik parametreler , gebelik yaşının tayininde yardımcı olabilirler.
1)Uterusun büyüklüğü: Uterus gebeliğin 8.haftasında pubis kemiği hizasında olup 12.haftada abdominal organ olabilmekte , 15-16 haftalarda ise pubis ile umbilikus (göbek) arasında bir seviyeye yükselmektedir.
22-24. haftalarda göbek hizasında hissedilenlen uterus , bu haftalardan sonra umbilikustan ksifoid kıkırdağa doğru yükselen uterus fundusu fetal başın pelvise inmesi veya angaje olması ile bir miktar düşüş gösterir. Buna halk arasında ‘’başın havsalaya inmesi’’ deyimi kullanılır. Fundus yüksekliği , simfizis pubisten yukarı doğru parmak veya santimetre olarak ifade edilir.
2)Fetal hareketlerin hissedilmesi: Annenin , fetusun ilk hareketelrini hissetmesi genellikle primigravidalarda 18-20. haftalar arasında olup multiparlarda daha erken haftalarda ortaya çıkar.
3)Çocuk kalp sesleri (Ç.K.S.): Alın veya kulak fetoskopları ile 20.hafta civarında duyulabilmekle beraber modern Doppler dedektörler ile 10.haftadan önce bile dinlenebilmektedir.
4)Ultrasonografi: Gebeliğin değişik haftalarında çeşitli parametreler kullanılmakta olup gebelikle 12.haftaya kadar C.R.L. (Crown-Rump-Length) baş-popo uzunluğu kullanılmakta , biparietal çap (B.P.D) , 28-30. haftaya kadar en güvenilir bir parametre olmaktadır. Femur ve humerus ölçümleri , A.C. (Karın çevresi) ve H.C (baş çevresi) fetal yaşın hesaplanmasında kullanılan diğer parametrelerdir.
DOĞUM TARİHİNİN HESAPLANMASI (T.D.T)
Tahmini doğum tarihi (T.D.T) , Nägele formülüne göre hesaplanabilir. Son adet tarihinin (S.A.T) ilk gününe 7 gün eklenir ve 3 ay geri gidilir. Adından da anlaşılacağı üzere bu tahmini bir tarih olup 15 gün evvel veya sonra (38 ila 42 hafta) normal kabul edilmelidir.
TANI
• Gebelik tanısı genellikle amenore (adet görememe) hikayesi ,
• Büyüyen uterus
• Pozitif gebelik testine dayanarak konulabilir.
• Çoğu kez bulantı ve meme hassasiyeti beraber görülebilir.
Obstetrik amaçlarla , bir gebeliğin süresi , gebelik yaşına dayanarak ifade edilir. Bu da,menstrual siklusu 28 gün kabul edilerek , son adetin (S.A.T.) birinci gününden itibaren hesaplanan fetüsün tahmini yaşıdır. Fetal yaş ise implantasyon tarihinden itibaren hesaplanan intrauterin bebek yaşıdır.
• İnsan yavrusu (conceptus) fertilizasyon anından gebeliğin sekizinci haftasına kadar
EMBRYO ,
• Sekizinci haftadan doğuma kadar
FETUS olarak adlandırılır.
•
GRAVİDA terimi,ister normal ister anormal olsun evvel ki gebeliklerin total sayısına,
•
PARİTE ise canlı veya ölü doğum aralığı 500 gramın üzerinde infantların doğum haline verilen bir terimdir. Gebelik yaşı 24 haftaya erişen ve 600 gramın üzerinde olan fetüsler ’’viable’’ kabul edilmekle beraber böyle bir bebeğin en iyi bakıma rağmen hayatta kalabilmesi çok nadir görülen bir durumdur.
•
PRETERM infant 37 gebelik haftasına kadar doğan bebekler için kullanılan bir terimdir.
• 500 gramın altında doğan bütün bebekler
ABORTION olarak kabul edilirler.
• 20 ila 28. haftalar arasında doğan ve ağırlığı 500 ila 1000 gram olan bebeklere
İMMATÜR infant deyimi kullanılır.
•
PREMATÜR infant ise gebelik süresi 28 ila 37 haftalar arası dünyaya gelip ağırlığı 1000 ila 2500 gram arasında olan bebeklerdir.
• Düşük doğum ağırlıklı (Low-birth-weight) infantlar ise , doğum esnasında 2500 gramdan daha az gelen ve canlı doğan bebeklerdir.
•
MATÜR infant , 38 gebelik haftasını doldurmuş ve genellikle 2500 gramın üzerindeki canlı doğan infantlara denir.
•
POSTMATÜR infant ise 42 hafta veya daha fazla süreli gebelik haftasını dolduran infantlardır.
•
İRİ BEBEK terimi ise 4000 gramın üzerinde olup bu bebeklerin sebep olduğu relatif distosi nedeni ile yenidoğanın morbidite ve mortalitesinde bariz bir artış göze çarpar. Gebelikte istenilenin çok üstünde kilo alanlarda , diabetli annelerde , şişman ve multiparlarda bu tür iri bebek doğumlarının olacağı önceden düşünülmelidir.
Aşırı tükürük salgılanması (Ptyalisim , sialisim) pek sık görülmekle beraber gebeler için rahatsız edici bir durumdur. Sarı leblebi , şekersiz jiklet biraz yardım ederse de aşırı salgı durumlarında Belladona ekstreleri (günde 4 defa 10-15 mg.) denenebilir.
Pica (cissa) gebelerin kireç , kil veya çamaşır kolası gibi gıda değeri hiç olmayan maddeleri yemeleridir. Bu , halk arasında inanıldığı üzre fizyolojik bir ihtiyaçtan doğmayıp tamamiyle psişik problemlerden de kaynaklanabilir. Bu tür hastalara , bu maddelerin gebelik için gerekli gıdaların absorbisyonuna mani olduğu iyice anlatılmalı , aşırı vakalarda psikiatrik danışmanlık hizmetlerinden istifade edilmelidir.
Pollakiuri gebelik boyunca başta gelen bir şikayettir. Hormonal değişiklikler ve vasküler genişleme mesane fonksiyonu üzerine tesir ederek , bu şikayete sebep olup gebeliğin sonuna doğru büyümüş uterus kitlesi ve fetüsün gelen kısmı (çoğunlukla baş) ile simfizis pubis arasında sıkışan mesanenin kapasitesindeki azalma sonucu sık idrar şikayeti daha fazlalaşmaktadır. Dysuria şikayetleri var ise enfeksiyon yönünden araştırılmalıdır.
Sayfa Başı