Jinekoloji Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Gebelik Testi İlaçsız Tüp Bebek Kısırlık Infertilite Jinekolojik Muayene
Rahim Miyom Myom Kist Ameliyatı Jinekolog Op.Dr Filiz Tosun Çataklı Jinekolojik Ameliyat Rahimağzı kanseri aşısı
Kadıköy - Istanbul

Gebelikte Sık Görülen Şikayetler | Jinekolog Op.Dr Filiz Tosun Çataklı





GEBELİKTE SIK GÖRÜLEN SORUNLAR;


• Gebelikte Vajinal Akıntı
• Gebelikte Varisler
• Gebelikte Ödem
• Gebelikte Kramplar
• Gebelikte Sırt Ağrıları
• Gebelikte Kaşıntı
• Gebelikte Kabızlık

GEBELİKTE VAJİNAL AKINTI

Lökore veya vajinal irritasyon şeklinde gebelerde görülen akıntı sebepleri arasında candida , trikomonas ve son yıllarda gardnerella vaginalis’e daha fazla rastlanmaktadır.

• Candida albicans kaşıntı , yanma ve çökelek peyniri manzarasında koyu beyaz akıntı ile kendini gösterir. Vajen ve introitusda şiddetli bir inflamasyon şeklinde görülür ve çoğu zaman cinsel temas esnasında aşırı rahatsızlığa sebep olur. Oral antimikotik ajanların teratojeniteye sebep olduğu gösterilmemiş ise de Ketokonazol grubu krem veya supposituvarlar gebelik esnasında emniyetle kullanılabilir.

• Trichomonas vaginalis genellikle köpüklü , yeşil renkli ve pis kokolu bir akıntıya sebep olup vajen veya serviks mukozasında çilek manzarasında peteşiler şeklinde görülür. Serum fizyolojik ilave edilmiş preparatlarda direkt mikroskopi ile hemen teşhis konulabilir.

Metronidazol kuvvetli bir trikomonasit ise de emniyeti tam tesbit edilemediğinden gebeliğin erken devrelerinde kullanılması kontrendikedir. Diğer non-spesifik vajinitlerde vajinal supposituvarlarla tedavi tercih edilmelidir.

GEBELİKTE VARİSLER;

Variköz venler gebelik esnasında bacaklarda ve vulvada oluşabilirler. Vulvar varisler , vulvar pedler ve sıkı külot giyinmek sureti ile baskı altına alınabilirler. Bacaklarda görülen varislerin önlenmesinde varis çoraplarına ilaveten gebelere bacak bacak üstüne atmamaları , fazla ayakta dikilerek iş yapmamaları ve her fırsatta ayaklarını yükseğe kaldırarak oturmaları öğütlenmelidir. Gebelik esnasında enjeksiyon veya cerrahi yaklaşım kontrendikedir.

GEBELİKTE ÖDEM:

Venöz dolaşım bozukluğuna ve büyüyen uterusun bacaklardan dönen kan akımı üzerine baskısı sonucu ayak bileklerinde görülen ödem , ciddi bir sorun olmamasına rağmen bu bulgulara ilaveten ellerde ve yüzde görülen yaygın ödemin preeklampsi-eklampsinin ilk belirtilerinden biri olduğu hemen akla gelmelidir. Ayakların yukarı kaldırılarak oturulması , supportif çoraplar biraz fayda sağlar ise de ödemin çözülmesi için diüretik kullanılması gebelikte kontrendikedir.

GEBELİKTE KRAMPLAR

Gebeliğin ikinci yarısından itibaren sıkça görülen bacak krampları serum kalsiyumun düşmesi ve serum fosforunun yükselmesi sonucu ortaya çıkar. İlk yapılacak iş , kalsiyum fosfat ihtiva eden besinler ve süt içimini azaltmak ve fosfor ihtiva etmeyecek şekilde kalsiyum karbonat veya kalsiyum laktat tabletlerinin alınmasının sağlanmasıdır.

Yemek öncesi alınan aluminyum hidroksit fosfatları absorbe ederek kalsiyum absorbisyonunu arttırır. Kramp esnasında bacaklara sıcak tatbikat yapılmalı ayaklar yavaşca fleksiyona getirilmeli ve mesaj yaparak kas gevşetilmelidir.

GEBELİKTE SIRT AĞRILARI

Os coxae yani pelvis kemiği 3 ayrı kemikten oluşmakta ise de simfizis ve sakro-iliak eklemler bu kemiklerin hareketine müsaade etmezler. Ancak gebelikteki hormonal değişiklikler bu eklemlerin gevşemesine ve bunlara bağlı olarak pelvis şeklinin değişmesine dolayısıyla ağrıların ortaya çıkmasına sebep olur.

Yatak istirahati , sıkı bir korse veya kuşak sırt ağrılarını azaltabilir. Gebeliğin sonuna doğru bu eklemlerin iyice açılması hastaların iki yana yalpalayarak adeta ördek gibi yürümelerine sebep olur. Öne doğru sarkan karın , hastaların dengelerini sağlamaları amacıyla omuzlarını geriye atmalarına ve bu da lomber ve torasik vertabra bölgelerinin eğilimlerini artırarak vertabralar arası sinir köklerini baskı altına alır.
Gebelik korsesi ve sıcak tatbikatı ağrıların azalmasına yardım etmekle beraber en faydalı işlem sırt kaslarını kuvvetlendirecek egzersizlerdir. Servikal vertebra aralılarının daralması sonucu , brakial pleksus traksiyon sendromu ortaya çıkar ve hastaların ellerinde his ve kuvvet kaybı meydana gelir. Bu durumda bazı hastalara (Cervical boyunluk) takılması gerekebilir.

GEBELİKTE KAŞINTI:

Gebelikte en sık görülen yakınmalardan bir tanesi kaşıntıdır ve bu gebelerin yaşam kalitesini önemli ölçüde bozan bir düzeye ulaşabilmektedir. Genel olarak bakıldığında gebelerin %17’sinde kaşıntı yakınması görülmektedir. Bu kadar sık görülmesine karşın kaşıntı yakınmasının dikkatle ele alınması ve olası diğer nedenlerin ekarte edilmesi için hastanın detaylı öyküsünün alınması ve laboratuvar testlerinin yapılması gerekir.

Gebelikte Kaşıntının Nedenleri

1. Intrahepatik kolestasis
2. Gebelik öncesi cilt hastalıkları
3. Gebeliğe özgü cit hastalıkları
4. Allerjik reaksiyonlar
5. İlaç reaksiyonları
6. Cilt çatlaklıklarına bağlı kaşıntı
7. Sistemik hastalıklar: Lenfoma, karaciğer hastalıkları, tiroid ve böbrek bozuklukları
8. Viral hepatitler
9. Bilirubin yüksekliği yapan nedenler
10. Gebelikte aşırı bulantı-kusma
11. Diğer nedenler;Hepatit ve bilirubin yüksekliği yapan hastalıklar, herpes gestasyonis…

Kaşıntı ile birlikte cilt lezyonu yoksa daha çok sistemik hastalıklar düşünülmelidir. Sistemik bir hastalık yoksa gebeliğin intrahepatik kolestazisi düşünülmelidir.

Kaşıntı ve sarılık olmasına karşın, cilt lezyonu yoksa hepatit, gebelik kolestazisi, bilirubin yüksekliği yapan nedenler ve diğer karaciğer hastalıkları düşünülmelidir. Kaşıntı ve ciltte kabarık lezyonlar varsa gebeliğe özgü kaşıntı yapan nedenler, allerjik reaksiyonlar, ilaç reaksiyonları ve hepatitlere bağlı ürtiker düşünülmelidir.

Gebeliğin İntrahepatik Kolestazisi

Bütün vücutta kaşıntı olmasına karşın belirgin bir cilt lezyonu olmaması durumunda ilk düşünülecek tanı intrahepatik kolestazis yani karaciğerdeki safra akımının yavaşlamasıdır. Bu hastalarda klinik tabloya sarılık da eşlik edebilir. Gebelikte viral hepatitlerden sonra en sık rastlanan sarılık nedenidir.

Gebelikte görülme sıklığı %0.1 ile %1.5 arasında değişmektedir. Daha sonraki gebeliklerde tekrarlama riski %60-70 olup, doğum kontrol hapı kullananlarda da ortaya çıkabilmektedir. Çoğul gebeliklerde daha sık görülmekte ve ailevi bir eğilim göstermektedir.

Hastaların %80’ninde gebeliğin 30. haftasından sonra ortaya çıkmakla birlikte, 6. haftada bile görülebilmektedir. Kaşıntı genellikle avuç içi ve ayaklardan başlamakta, kol ve bacaklara yayılmaktadır. Hastaların %20’sinde sarılık görülür ve bu kaşıntıdan 2-4 hafta sonra ortaya çıkar. Bu hastalarda idrar renginde koyulaşma ve dışkı renginde açıklık oluşabilir. Dışkıda yağ kaybıyla birlikte K vitamini eksikliği oluşabilir ve kanama eğilimi yaratabilir.

Laboratuvar Bulguları: Karaciğer enzimlerinde yükselmei kolesterol yüksekliği, bilirubin yüksekliği ve safra asitlerinde yükselme saptanabilir.

Nedenleri: İntrahepatik kolestazisin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte öne sürülen faktörler şunlardır:

1. Hormonal değişiklikler
2. Genetik nedenler
3. Bağışıklık sisteminde değişiklikler
4. Sindirim sistemine ait faktörler
5. Çevresel faktörler


Bebek Üzerine Etkileri: İntrahepatik kolestazisi olan gebelerde bebekte distress adını verdiğimiz ve kısaca bebeğin durumunda bozulma, kalp ritminde bozulma ve doğumun gerekli hale gelmesi, bebeğin dışkısını yapması, ani bebek ölümleri ve erken doğum riskleri artmaktadır. Ayrıca K vitamini eksikliğine bağlı olarak bebekte beyin kanaması görülebilmektedir. Bu nedenle bu gebelerin oldukça sık izlenmesi gerekir.

Tedavi:Hafif vakalarda nemelendiriciler ve kaşıntı losyon veya merhemleri ve antihistaminik ilaçlar kullanılabilir, ancak bu ilaçların etkinliği oldukça sınırlıdır. Yakınmaları geçmeyen hastalarda SAM, ultraviole-B, ve deksametazon kullanılabilir. Yanıt alınamayan hastalarda ise kolestiramin (beraberinde K vitamini verilmelidir) ve ursodeoksikolik asit gibi ilaçlar kullanılabilmektedir.

Ursodeoksikolik asit kaşıntıyı azaltmaya ek olarak kan, amnion sıvısı, bebek kanı ve sütteki safra asitlerinin düzeyini düşürmekte, bebekteki riskleri azaltmaktadır. Anne ve bebek üzerinde önemli bir yan etkisi yoktur. Bütün tedavi yöntemlerine karşın yakınmalar rahatlamakla birlikte tam olarak yok olmayabilir. Hastalarda klinik olarak ve kan biyokimyasındaki düzelme doğumdan 2-4 hafta sonra görülür.

PUPP (Gebelik Purpurası)

PUPP gebelikte kaşıntı ile birlikte kırmızı ve kabarık lezyonlarla seyreden gebeliğe özgü kaşıntılı bir hastalıktır. Hastalık 130 iel 300 gebede bir görülmektedir. PUPP özellikle ilk gebelikte, gebeliğin 35. haftasından sonra ve nadiren de doğumdan sonra ortaya çıkmaktadır.

Ailevi eğilim yoktur, diğer gebeliklerde tekrarlama olasılığı düşüktür ve doğum kontrol hapları ile bir ilgisi yoktur. Hastaların üçte ikisinde kaşıntı, kızarıklık ve kabarıklıklar karın çatlaklarından başlar. Oluşan lezyonlar çok değişkenlik gösterebilir: kızarıklık, kabarıklık, su dolu kabarcıklar v.s. Daha sonra gövde, kol ve bacaklara yayılabilir, ancak avuç içi ve ayakların altında görülmez, yüzde nadiren görülür.

Lezyonlar iyileştikten sonra yerinde koyu bir iz kalabilir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, gecikmiş bir aşırıduyarlılık reksiyonuna bağlı olduğu düşünülmektedir. Bağışıklık sistemi ve hormonlarda bir değişiklik görülmez. Ancak östrojen ve progesteron hormonlarının az da olsa rolü olabileceği öne sürülmektedir.

Karında hızlı büyümenin iltihabi bir reaksiyona ve bunun da kaşıntıya neden olduğu da öne sürülmüştür. İkiz gebeliklerde daha sık görülmesinin de bu aşırı gerilmeye bağlı olduğu düşünülmektedir. İkiz gebeliklerde hormon düzeylerinin daha yüksek olması da bu iltihabi reaksiyonu artırmaktadır. Bazı araştırmacılar tarafından bebekten anneye geçen hücrelerin cilde yerleşerek kaşıntıya neden olduğu da öne sürülmüştür.

Tedavi: Hafif vakalarda lokal merhemler (antihistaminik, steroid) ve ağızdan antihistaminik ilaçlar kullanılır. Tedaviye yanıt vermeyen hastalarda steroidler ağızdan verilebilir. Hastalığın bebek üzerine bir etkisi yoktur ve tedaviye yanıt vermeyen hastalarda erken doğum önerilmemektedir.

Prurigo Gestasyonis

Genellikle gebeliğin 25-30. haftaları arasında gelişir. Kaşıntı ve buna bağlı lezyonlar kol ve bacakların arka kısımlarında görülür, nadiren karın veya diğer bölgelere yayılır. Kaşıntıya bağlı yaralar veya kabuk bağlamış yaralar görülebilir. Hastalık doğumdan hemen sonra kaybolur, nadiren doğumdan 3 ay sonra bile devam eden vakalar bildirilmiştir.

Lezyonlar iyileştikten sonra yerinde yine koyu bir bırakabilir. Bebek üzerine etkisi ve diğer gebeliklerde tekrarlama riski tam olarak bilinmemektedir. Yapılan çalışmalarda prurigo gestasyonis ile intrahepatik kolestasis ve allerik (atopik) bünye arasında yakın bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca psikosomatik faktörlerinde hastalıkta rol oynayabileceği öne sürülmüştür.

Tedavi: Yine diğer kaşıntı yapan hastalıklarda olduğu gibi o bölgeye antihistaminik veya steroidli merhemler uygulanır, ağızdan antihistaminik ilaçlar kullanılabilir.

GEBELİKTE KABIZLIK (Konstüpasyon):

Gebelikte pek çok gebede her üç trimesterde de sık görülen bir sıkıntıdır. Gebeliğin erken dönemlerinde görülen kabızlık , gebelik hormonlarının sindirim sistemi üzerindeki yavaşlatıcı etkisine bağlıdır , gebeliğin sonlarına doğru ise bebeğin ve uterusun büyüymesi sonucu komşu organlara dolayısıyla barsaklara baskı yapması sonucu oluşmaktadır. Bunu önlemek için neler yapmak lazım;

• Bol miktarada su içilmesi (günde en az 8 bardak) mide barsak sisteminin daha düzgün çalışmasını sağlayacaktır.
• Bunun yanında bol lifli gıdalar barsak hareketlerini arttıracaktır.(Lifli gıdalar; Meyve, sebze , buğday arpa ve mısır…)
• Kalsiyum alımına dikkat etmek gerekir.Gebelik sırasında alınan fazla miltarda kalsiyum barsak hareketlerini yavaşlatarak kabızlığa neden olur.
• Sık sık ve az miktarda yeme alışkanlığı zaten gebelikte uymanız gerken bir beslenme şeklidir. Bu şekilde beslendiğinizde hem barsaklar hareketlenecek hem de yemek sonrası mide oluşabilecel şikayetleriniz azlacaktır.Barsakların uzun süre boş kalması barsak hareketlerini durudur.
• Egzersiz bütün sisteminizin ve dolaşımınızın düzene girmesinin sağlar.Gebelikte egzersizi engelleyecek bir probleminiz yoksa her gün yürüyüş yapmanızı, eğer imkanınız olursa yüzme ve bazı basit egzersizlerin çok faydasını görürsünüz.

Bütün bunlara rağmen kabızlık sorununuza çözüm bulamıyorsanız doktorunuza danışınız.Gerekli gördüğü takdirde doktorunuz barsak yumuşatıcı (laksatif ) gibi takviyeleri önerebilir.

GEBELİKTE DİĞER ŞİKAYETLER:

• Sık sık idrara çıkma; büyüyen uterusun idrar torbasına bası yapması sonucu görülür.
• Göğüslerde 2-3 beden büyüme
• Ciltte çatlaklar gebelikte kilo almaya ve uterusun büyümesine bağlı derinin esnemesi sonucu kollejen dokusu yeterince güçlü değilse çatlakalar olabilir. Bunu önlemenin en iyi yolu bilinçli kilo kontrolü ve kollejen içeren bazı kozmetik kremlerin gebeliğin 5 ayında itibaren düzenli olarak kullanılmasıdır.Bazı bayanlarda çok dikkat etmesine karşın ve bu ürünleri düzenli kullanmasına karşın yine de çatlaklar oluşabilir.
• Karın ve kasık ağrıları.Erken gebelikte adet görecekmiş gibi kasık ağrılarının olmasının sebebi büyüyen uterusdur.Son aylarda ise braxton hicks deiğimiz yalancı doğum ağrıları karın ağrılarına sebep olur.
• Uyku problemi Gebeliğin erken dönemlerinde hormonların etkisiyle uykuya meyil vardır.Son aylarda ise karın çapının büyümesi ve rahat pozisyon sağlanamaması nedeniyle gece uykularında problemler yaşanır.Son dönemdeki uyku şikayetleri için gece yatmadan önce içilecek ılık bir süt ve yatarken kullanabileceğiniz , rahat pozisyonu almanızı sağlayacak gebelik yastıklarını kullanabiirsiniz.


Sayfa Başı