Fetusa ait kanamalar | Jinekolog Op.Dr Filiz Tosun Çataklı
1. FETUSA AİT KANAMALAR
Gebeliğin ikinci yarısından sonra ortaya çıkan kanamaların büyük çoğunluğu plasenta previya ve dekolman plasenta nedenli anneye ait kanamalardır. Buna karşılık nadir de olsa plasentaya rastlayan travmalar ve varsa previya olgularında bebeğe ait kanamalar da olabilir.
Plasenta Travmalar: Retro plasenter hematom meydana gelmiş dekolman plasenta olguları ile alt segmentte yerleşmiş plasentalarda daha sık rastladığımız bir komplikasyondur. Vajinal Kanama esnasında bu kanamanın fetusa ait olabileceğini düşünmek çoğu kez akıla getirilmez. Oysa Apt testi veya Kleihhauer-Betke yöntemi ile mevcut kanamada fetal eritrositler saptanabilir , veya protein elektroforezi ile kanamanın fetusa ait olduğu kolaylıkla belirlenebilir.
Ancak bu yöntemlerin uygulama ve sonuçları oldukça uzun bir zaman gerektirdiğinden pratikte fazla değeri yoktur. Bunların dışındaki tek değeri klinik bulgu fetus kalp atım sayısındaki hızlanma , taşikardidir. Fetusun total kan volümü az olduğu için küçük miktarlardaki fetal kanamalar bile fetus için büyük risk faktörü oluşturur. Hangi nedene bağlı olursa olsun fetusa ait kanama saptandığı anda bebek hayatını kurtaracak en emin ve yol doğumun acilen sonlandırılmasıdır.
İnversiyon Valementosa: Kordon umblikalin plasentaya koriyon tabakası yerine zarların her hangi bir noktasından implante olması sonucunda ortaya çıkan bir insersiyon anomalisidir. Grandmultiparlar ve çoğul gebeliklerde daha sık rastlanmaktadır.
Özellikle ikiz gebeliklerde ikizleri ayıran zarlarda daima böyle bir anomali olabileceği dikkate alınmalıdır. Gebeliğin seyri esnasında hiçbir sorun yaratmaz. Ancak zarların üzerindeki damarların çıplak oluşu (damarlar çevresinde Wharton peltesi yoktur) nedeni ile bu damarlar oldukça fragildirler ve kolaylıkla yırtılabilirler.
Vasa Previya: İnsersiyo velementosa ile birlikte görülen vasa praviyada plasenta alt segmentte ve doğum yolu üzerinde yerleşmiştir. Travayda membranların yırtılması ile birlikte zarlar üzerindeki damarlar da yırtılarak bebeğe ait büyük kanamalara neden olabilir. Zarlar yırtılmadan önce ve gebelik esnasında tanı ancak ultrason kontrollerinde dikkatli bir araştırma ile yapılabilir.
Travay esnasında servikste açılma varsa tuşe vajinalde zarlar üzerindeki çıplak damarlar palpe edilebilir. Ancak olguların büyük kısmında tanı membranların yırtılması ile birlikte kanlı akan amnion sıvısının görülmesi ve bebekte başlayan taşikardi ile konmaktadır.
Elektronik monitorizasyonda elde edilen trasede görülen sinüs ritmi fetal kanamanın gösterisidir. Erken tanı konulan (su kesesi açılmadan) olgularda sezaryen uygulanır. Su kesesi açılmış olgularda çok hızlı bir vajinal doğum bekleniyorsa bu denenebilirse de bu doğum şekli bebek açısından oldukça risklidir.
Sayfa Başı