Uterus Disfoksiyonu
Bu durumda doğumu sağlayacak motor gücü oluşturan uterus ile ilgili kontraksiyon (kasılma) kusurları söz konusudur. Normal bir doğum olayında çoğunlukla Latent Faz ile Aktif Faz adını verdiğimiz 2 dönem vardır.
1. dönem olan latent fazda uterus kontraksiyonları değişken aralıklar ile gelir , kısa sürer. Bunlar servikste sadece silinmeyi (incelmeyi) sağlar. Dilatasyona (rahim ağzında açılmaya) neden olmazlar.
2. faz olan aktif fazda kontraksiyonlar düzenlidir ve daha kısa aralıklarla gelir , daha kuvvetlidir , süreleri uzundur ve servikal dilatasyon meydana getirirler. Bu fazda servikal dilatasyon hızlamıştır. Friedman Doğumun 1. devresinda dilatasyonun 4 cm’e ulaşması için geçen süre olan latent fazı nulliparlarda (daha önce doğurmamışlarda) 20 saat multiparlarda (daha önce doğum yapmışlarda) ise 14 saat olarak saptanmıştır.
Aktif faz için bu süre nulliparlar için 1.2 cm./saat , multiparlar için 1.5 cm./saar olarak belirlenmiş ve bu sürelerin uzaması uterus disfonksiyonunun göstergesi sayılmıştır. Doğumun başlamasını sağlayan kontraksiyonların özellikleri ve kişilerin ağrıya olan duyarlılıklarının değişken olması nedeni ile latent faza ait kusurların saptanması ve uterus disfonksiyonu olarak değerlendirilmesi çoğunlukla zordur. Çoğu zaman latent faz uzaması olarak düşünülen durumlarda hasta doğum travayına girmemiştir.
Latent faz sonlanmadan sedasyon yapılması , aktif faz başlamadan yapılan genel anestezi , serviksin olgunlaşması tamamlanmadan doğum eyleminin başlaması ve uterus kontraksiyonlarının yetersiz olması gibi olaylar latent fazın uzamasına neden olurlar. Düzensiz ve etkisiz uterus kontraksiyonlarını durdurmak ve hastayı 6-12 saat kadar dinlendirmek için morfin verilebilir.
Bu süre sonunda olguların %85 kadarı spontan olarak aktif faza geçer. Bu dönem sonunda aktif faza geçmeyen %10 civarındaki hastalarda aslında gerçek doğum eylemi başlamamıştır. Geri kalan %5 olguda oksitoksin infüzyonu (ağrı serumu) ile latent faz kısaltılarak doğum başlatılabilir. Oksitosin perfüzyonunun tüm hastalarda yararlı olabileceğini bu nedenle primer tedavi seçeneği olarak kullanılmasını önerenler de vardır.
Uterus kontraksiyonlarının düzensiz ve yetersiz olması sonucu ortaya çıkan doğum güçlükleri genelde ya Hipotonik İnersiya (uterus kontraksiyonlarının yetersizliği) ya da Hipertonik İnersiya (kontraksiyonların düzens,z ve diskoordine olması) şeklinde görülür.
Hipotonik İnersiya: Burada uterusun kornularından başlayarak aşağıya doğru yayılan kontraksiyonlar düzenlidir , ancak kontraksiyonların amplitüdü (şiddeti) çok düşüktür. Eğer bu ağrı yetersizliği doğumun başından itibaren varsa primer , doğum başlangıcında normalken sonradan başlamışsa sekonder yetersizlik denir.
Yukarıda da belirtildiği gibi hastanın bir süre dinlendirilmesi tedavide yararlıdır. Amniotomi (amnion kesesinin açılması) yapılırsa hem ağrıların güçlendirilmesi sağlanmış hem de amnion sıvısının renginin görülerek fetal distres olup olmadığı hakkında bilgi edinilmiş olur. Baş pelvis uygunsuzluğu ve pelvis darlığı bulunmayan olgularda oksitosik hormon infüzyonları ile de doğuma yardım edilir.
Hipertonik İnersiya: Bu durumda uterus kontraksiyonları güçlü ve yeterli amplitüde sahiptir. Ancak kontraksiyonların düzeni ve kornlardan aşağıya yayılmalarında bozukluk vardır ve bu nedenle bu olaya Diskoordine Uterus Disfonksiyonu da denir. Doğumun daha çok aktif fazında gördüğümüz bu olay fetal solunum distresine sebep olarak fetus için ciddi risk faktörü oluşturur.
Daha çok pelvik darlıklar , feto-pelvik disproportion , O.P. gibi pozisyon bozuklukları ile birlikte olur. Zaman zaman anne adayının doğumdan aşırı korkması gibi emosyonel nedenler de buna sebep olabilir. Tedavide gecikme fetusun ölümüne yol açabilir. En iyi tedavi hastada sedasyonu sağlamak için morfin ya da barbitürat vermek , dinlendirmektir. Bunlara rağmen kontraksiyonlar durdurulamazsa ve fetusta distres belirtileri başlarsa zaman kaybetmeden doğum abdominal yoldan gerçekleştirilir.
Konstrüksiyon Halkası: Daha çok ikiz gebeliklerde ilk ikizin doğumundan hemen sonra istumusta halka şeklinde bir spazm sonucu oluşan ve konstrüksiyon halkası adı verilen olay çok nadir olarak tek bebeklerde bel veya boyun seviyesinde de ortaya çıkabilir. Uygun bir anestezi bu spastik halkanın kolaylıkla çözülmesini sağlar.
Partus Presipitatus: Aşırı derecede hızlı dilatasyon ve doğum da uterus kontraksiyon anomalileri arasında yer alır. Bazı multiparlarda doğum 3 saaten daha kısa sürede gerçekleşebilir. Bu olayda çok güçlü uterus kontraksiyonlarına karşılık çoğu kez doğum yolunda ileri derecede zayıf resistans söz konusudur.
Eğer bu olmazsa yani (rijid serviks , rijid perine gibi) doğum yolunda hızlı geçişi engelleyecek olaylar varsa çok güçlü uterus kontraksiyonları uterus rüptürleri (yırtılmaları) , serviks , vajina ve perine yırtıkları olur. Hızlı doğumlarda amnion sıvı embolisi ile post partum atoni de komplikasyonlar arasında yer alır.
Bunun dışında fetal kan akımı güçlü kontraksiyonlarla bozulduğu için yenidoğanda da solunum distresi ve hızlı ,inen başa bağlı serebral travmalar ortaya çıkar. Hatta çok hızlı gerçekleşen doğum bebeğin yaralanmasına ve gerekli resussütasyonun zamanında yapılamamasına neden olabilir.
Tanı çoğu kez doğum gerçekleştikten sonra konur. Erken tanı konulmuş olgularda eğer yapılıyorsa oksitoksin uygulamasını kesmek , kontraksiyonları azaltacak morfin ve analjezikler vermek hatta tokolitik ilaçları kullanmak yararlı olur.
Sayfa Başı