TRİCHOMONAS VAGİNALİS VAGİNİTİSİ
İlk kez 1836’da Donne tarafından tanımlanan Trichomonas vaginalis anaerob,hareketli ortalama 15,20 um boyunca ovoid şekilli bir protozoondur. Ön kısmı 4 hareketli kamçı,büyük bir nuklues ve arkada da dalgalanan zarı vardır. Cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklar arasında incelenen trikomoniyazis etkeni T.vaginalis asemptomatik kadınlarda %5-15 oranında görülür. Bu oran cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklarla ilgilenen kliniklerde %50-75’lere ulaşmaktadır. A.B.D’de T.vaginalis infeksiyonu görülen kadınların %37’sinde de N.gonorrhoeae taşıdığı saptanmıştır. Hasta kadınların eşlerinde de etken %13-85 arasında bulunmaktadır. T.vaginalis tuvalet oturaklarında 45,idrarda ve ıslak çamaşırlarda 24,semende de 6 saate kadar canlı kalabilmektedir. Fomitler yoluyla bulaşma gösterilememiş olmakla birlikte bu konuda dikkatli olunması gerektiği açıkça görülmektedir.
Annesinde T.vaginalis infeksiyonu bulunan kız yenidoğanlar,etkeni %5 oranında alabilirler. Ancak anneden geçen östrojenlerin ortadan kalkarak vagina mukozasının atrofiye uğraması ile bu etken de ortadan kalkar. Doğumdan sonra 8 hafta geçmesine rağmen semptomlar sürüyorsa yenidoğan tedavi edilmelidir. Yukarda da belirtildiği gibi T.vaginalis vagina florasında bulunmakta,cinsel temas dışı yollarla da bulaşabilmektedir. Bu nedenle cinsel temasla bulaşan hastalıklar grubuna alınmaları kanımızca tartışılmalıdır.
T.vaginalis en çok vaginanın çok katlı yassı epitelini tercih etmekteyse de azalan oranlarda paraüretral glandlar, üretra ve endoserviksi de tutup inflamosyona yol açabilr. Semptomatoloji ile doğru orantılı olarak artan oranlarda polimorf nüveli lökositler olaya katılır. Süperfisiyel hücreler süratle parçalanıp döküldüklerinden,vaginal akıntıda daha çok intermediyer ve parabazal hücreler görülür. Çoğu kez T.vaginalis infeksiyonu anaeroblarla birlikte görülür, böylece vagina pH’sı alkaliye doğru kayar ki bu da T.vaginalis infeksiyonu gelişimi için ideal ortamı hazırlar.
T.vaginalis ile infekte kadınların %60’ı sarı,yeşil köpüklü akıntı,%10’u kötü koku,%10 kaşıntı ve %20’si dizüriden şikayet eder. Akut trikomoniyaziste pürülan veya gri renkte,bazen köpüklü olabilen bir akıntının yanı sıra,pruritus,internal veya eksternal dizüri (üretranın da olaya katılmasıyla) de vardır. Fizik muayenede vulva ve vaginada eritem ve ödem görülür. Hastaların%2-25’inde kollumda’’Çilek görünümü’’nü andıran nokta tarzında,mikrokapiler kanama alanları vardır ki bu bulgu T.vaginalis infeksiyonu için patognomonik olarak kabul edilir. Kronik trikomoniyazis tablosu aslen daha sık görülen durum olup,burada vulva ve vaginada yukarıda sayılan belirtilerin hemen hiçbiri yoktur.
Çoğu kez akıntı tek semptomdur. Asemptomatik taşıyıcılık halinde de T.vaginilis’in daha büyük boyutlardaki suşları etken olup bunlar,herhangi bir semptoma yol açmaz ancak normale yakın miktarlarda olan vaginal akıntının içinde bulunurlar. Serum fizyolojik ile hazırlanan taze preparatlarda T.vaginalis hareketliğini süratle kaybedeceğinden mikroskop altında incelenmelidir. Mikroskop altında hareketli trikomonaslar,bol sayıda lökosit,azalmış laktobasiller,bazense C.albicans ve G.vaginalise ait Clue cells görülebilir. Anaerobların da işe karıştığı durumlarda ‘’amin koku testi’’( + ) sonuç verebilir. İnfekte kadınların hemen %70’inde pap smearde skuamöz hücrelerinde inflamatuar değişiklikler (diskaryoz) ile birlikte T.vaginalis de görülebilir. Nitekim vaginal eksfolyatif sitolojiyi en çok bozup yanılgıya sebep olan ajan T.vaginalistir.
Tedavide ilk seçilecek ajan metronidazol olmalıdır. 3*250 mg/gün,7 gün süreyle kullanılabilir. Tek doz kullanımda bulantı,kusma gibi yan etkiler daha bariz ortaya çıkmakta ise de her iki tedavi protokolü de aynı başarı oranına sahiptir. Tedavi erkek eşe de aynı şekilde uygulanmalıdır. İnfekte gebelerde ilk trimesterde metronidazol denenmelidir.
Aynı zamanda betadin gibi antiseptikler ve vagina pH’sını düzeltecek laktik asid lavajı kullanılabilir. İki ve üçüncü trimesterde metronidazol kullanılabilir. Laktos döneminde yapılan metronidazol tedavisi sırasında ve 24 saat sonrasında süt verilmemelidir. Metronidazolden başka diğer 5-nitroimidazol grubu ajanlardan; ornidazol, tinidazol ve seknidazol de tedavide etkili olmaktadır.
Sayfa Başı