Laparoskopi ilk olarak 1900 yılında Alman cerrah Dr. GeorgKelling tarafından köpekler üzerinde uygulanmıştır.Tıp alanındaki ilerlemeler, fiber optik teknoloji, soğuk ışık kaynağı ve çok küçük kameraların sayesinde bugün pek çok hastalığın tanı ve tedavisinde ilk tercih edilen yöntem olarak yerini almıştır. Jinekolojik laparoskopi ilk başlarda sadece tüpleri bağlamak için ve tanı amaçlı kullanılırdı ancak 35 yılda bu sınırlı uygulama yerini pek çok cerrahi operasyonlara bırakmıştır.

Laparoskopinin Açık Ameliyata Kıyasla Avantajları

Laparoskopi

  • Cilde yapılan kesi çok küçüktür, geniş ameliyat izi olmaz.
  • Batın açılmadan ameliyat gerçekleştirilir, dolayısıyla ameliyat sırasında kanama, batın içi yapışıklık, organ hasarı ve enfeksiyon riski daha az olmaktadır.
  • Laparoskopik ameliyat sonrası ağrı daha az olur.
  • Laparoskopide  kullanılan kameralar sayesinde çok büyük bir büyütme gerçekleştiğinden dolayı gözlenmesi en zor bölgelerde bile ameliyat başarıyla yapılır.
  • Laparoskopik ameliyat sonrası hasta daha kısa sürede taburcu olur.
  • Hastanın iyileşmesi ,işine ve günlük hayatına dönmesi daha kısa sürede olur.

Laparoskopi Nasıl Yapılır?

Laparoskopi genel anestezi altında yapılır. Hasta uyuduktan sonra jinekoljik muayenede olduğu gibi lithotomi pozisyonuna alınır, antiseptik solusyonlarla  temizlik yapıldıktan sonra steril örtüler ile örtülür. Bu esnada vajinal yoldan rahim içerisine bir manüpülatör yerleştirilir. Operasyon sırasında bu manipülatör sayesinde rahimi öne ,arkaya, sağa, sola yatırıp daha iyi bir görüntü yakalarız,  ayrıca yine bu cihaz ile rahim içerisine sıvı (metilenmavisi) vererek tüplerin açık olup olmadığını anlarız.Laparoskopi

Bu ön hazırlıklar tamamlandıktan sonra göbek deliğinin içine ya da hemen altına 1cm kadar küçük bir  kesi açılır ve göbek deliğinden verres iğnesi ile karın boşluğu içine girilip karbondioksit gazı verilir. Böylece karın boşluğunu şişirerek gözlem ve operasyon için daha geniş bir alan sağlamış oluruz. Yaklaşık 3.5-4 litre gaz bunun için yeterli olur. Daha sonra açmış olduğumuz  kesiden 10 mm genişliğinde trokar adı verilen bir boru karın boşluğuna sokulur. Bu borunun içinden de ışıklı bir teleskop içeriye sevk edilir ve monitörden gözlem yapılır. İlk gözlemden sonra kasık bölgesinde her iki yanda 5 mm lik iki kesi daha yapılır ve buralardan da 5mm çapında trokarlar yerleştirilir. Bu trokarlar sayesinde operasyonda kullanılacak özel aletleri batın içine sokabiliriz. Operasyon bittiğinde tüm aletler kanama kontrolü yapılarak çıkartılır.Batın içerisindeki gaz  boşaltılır.Daha sonra kesilere birer dikiş atılır veya hiç dikiş atılmadan özel flasterler ile yapıştırılır. Hasta yapılan operasyonun durumuna göre bazen 4-5 saat bazen de bir gün gözlem altında tutulduktan sonra taburcu edilir.

 

Laparoskopik Cerrahinin Uygulama Alanları:

  • Akut ve kronik ağrısı olan hastaların pelvisini değerlendirmek amacıyla
  • Dış gebelik
  • Endometriozis
  • Adnex torsiyonu
  • Tüplerin açık olup olmadığını değerlendirmek için (kısırlık araştırması amacıyla)
  • Tüplerin bağlanması (Tubal sterilizasyon) doğum kontrol amaçlı,
  • Daha önce geçirilen enfeksiyon veya ameliyatlardan dolayı karın içinde yapışıklıkların (Adezyonların) giderilmesi
  • Yumurtalık kistlerinin alınması
  • Myomektomi
  • Histerektomi

Risk faktörleri: Obesite, İleri yaş, Kalp hastalıkları, Daha önceden geçirilmiş batın operasyonları, Gebelik

Komplikasyonları

Bütün cerrahi işlemlerde olduğu gibi laparoskopide de birtakım komplikasyonlar görülebilir. Bunlar ;

  • Genel anesteziye bağlı komplikasyonlar,
  • Verilen gazın tam boşaltılamaması durumunda sağ omuza vuran ağrı
  • Gazın karın boşluğu yerine cilt altına kaçması
  • Enfeksiyon, Kanama, Ağrı, Emboli
  • Barsak, İdrar torbası, damar gibi yapılarda zedelenme

Her operasyonda olduğu gibi Laparoskopi ameliyatlarında da cerrahın tecrübesi, verilen anestezi, kullanılan laparoskopi aletlerinin kaliteli ve güvenli olması, hastane, ekipman çok önemlidir.