Gebelik

 

DÖRT BOYUTLU ULTRASONOGRAFİ Teknolojideki Son Nokta

1970'li yılların başlarından itibaren modern tıbbın hizmetine giren ultrason cihazları günümüzde gebelik izlemlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.

 Ultrason cihazlarının çalışma prensibi, kulağın duyamayacağı yüksek frekanstaki (ultra-sound) ses dalgalarının üretilerek bir prob (transducer) yardımıyla dokuya yollanması ve daha sonrasında değişik yoğunluklardaki dokulardan yansıyan ses dalgalarının bir ekran (monitor) üzerinde görüntülenmesi esasına dayanmaktadır.

Özellikle bilgisayar teknolojileri ve endüstriyel alandaki gelişmeler ultrason cihazlarındaki görüntü kalitesini arttırmış, her geçen gün de arttırmaya devam ettirmektedir.

En son teknolojik ürün olan 4 boyutlu (4D) ultrasonlardaki görüntü kalitesi,standart 2 boyutlu ultrasonlardan çok daha iyi olup  MR cihazındaki gibi dokulardaki detaylar ayrıştırılabilmektedir.

4 Boyutlu Ultrason; En, uzunluk ve derinlik boyutlarını içeren 3 boyutlu (uzaysal) görünümün eş zamanlı olarak ("real time özelliği") bir monitorde görüntülenmesine olanak sağlayan en son teknolojik ürünlerdir.Geleneksel iki boyutlu ultrasonlarda yansımalar düz olarak gelirken, bu üç boyutlu ultrasonlarda belirli açılarla olmakta ve böylelikle dokular ayrıntılı bir şekilde görüntülenebilmektedir.

 Dört Boyutlu (4D) Ultrasonun Avantajları;

 4D Ultrasonların klasik (Geleneksel) ultrasonlara göre üstünlükleri
, rahim içindeki fetuste oluşabilecek anomalilerin daha erken ve daha doğu bir şekilde tanınmasında önemlidir. Bunlardan bazıları;

  • 4D Ultrason cihazları ile çok erken döneminde cinsiyet tayini (14. Haftadan itibaren pozisyona da bağlıdır)
 
  • Ense kalınlığı ölçümüyle görülen mongolizm (Down Sendromu)  4D ultrason sayesinde 3. ayda taranabilmektedir.
  • Bebeğin anne karnında gelişiminin detaylı incelenmesi. 

  • Çoğul gebeliklerin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi
.
  • Plasentanın yerleşiminin (lokalizasyonunun) belirlenmesi. Plasentada oluşabilecek anomalilerin saptanması.
  • Beyin ve omurilikten kaynaklanan rahatsızlıkların erken tanısı konulabilmektedir Spina Bifida (Omurgada oluşan açıklıklar) veya ensefalosel gibi (beynin kemik yapıdan dışarıya sarkması) gibi santral sinir sistemi ile ilgili problemlerin tespiti
.
  • Yarık damak ve yarık dudak anomalilerinin tespiti
.
  • Down sendromu gibi kromozomal anomalilerde bebeğin özellikle de yüzü olmak üzere fiziksel görünümünün izlenmesi
.
  • Bebeğin el ve ayakla ilgili anomalilerin  daha net ve doğru şekilde teşhis edilebilmesi
.
  • Gastroşizis veya omfolosel gibi karın ön duvarında olan defektler sonrasında batın organlarının dışarıda olması anomalilerinin daha erken hamilelik haftalarında tespiti.
  • Rahimin yapısal problemlerinin teşhisi
.
  • Anormal kanamaların sebeplerinin teşhis edilmesi
.
  • Ektopik (Dış) gebeliğin erken tanısı
.
  • Yumurtalık tümörleri, kistleri.
  • Polip ve miyomların teşhisi

4D Ultrasonun gebelikte kullanımı güvenlidir, bebeğe zararlu bir etkisi yoktur.Ultrason 1970'dan itibaren jinekologlar tarafından güvenle kullanılmaktadır. Şu ana kadar yapılmış çalışmalarda zararlı hiç bir etki saptanmamıştır."American Institute of Ultrasound in Medicine (AIUM)" de tanısal ultrason muayenelerinin doku üzerinde biyolojik etkilerin olmadığı konusunda fikrini beyan etmiştir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de seçkin merkez ve kurumlarda uygulanılan, bir ileri teknoloji ürünü olan 4d ultrasonografi cihazı ile siz gebelerimizin daha sağlıklı ve daha kaliteli bir şekilde izlemleriniz yapılabilmektedir.

Böylelikle bebeğinizin ileri düzey sağlık taramaları yapılabilmekte, sadece siyah beyaz değil renkli resimlerinin printerden çıkartarak sizlere verebilmekte ve bebeğinizin 4 boyutlu gerçek görüntülerini CD'ye aktarıp bir anı olarak sizlere sunabilmekteyiz. Yine uygun pozisyona sahip bebeklerin yüz fotoğrafları da renkli şekilde fotoğraf kağıtlarına basılabilmektedir. CD kayıtları ve/veya fotoğraf baskıları için ek ücret alınmaz.

Diğer taraftan, özellikle rahim içi gelişme geriliği veya preeklamsi gibi riskli gebeliklerde bebeğin kan dolaşımı ile ilgili bilgileri veren "renkli doppler" kan akımına yönelik testler de bu bağlamda kliniğimizde  uygulanabilmektedir. Yine Pulse Wave özelliği sayesinde bebeğinizin kalp seslerini de duyabilme imkanı da olabilmektedir.

 


Kliniğimizde 4 boyutlu ultrasonografi, CD kaydı, gebelik izlemleriniz, epidural anestezi altında (ağrısız) normal doğum ve sezeryan ameliyatlarınız ile ilgili olarak randevu veya bilgi için (216) 418 59 69 numaralı telefondan sekreteryamızı arayabilir veya (532) 366 79 11 numaralı cep telefonundan Op. Dr. FİLİZ ÇATAKLI'ya direkt ulaşabilirsiniz. 

TÜM ÖZEL SİGORTA VE BANKA ANLAŞMALARI MEVCUTTUR.

  (SSK, Emekli Sandığı ve Bağkur ile anlaşmamız YOKTUR. )

1. HaftaBu haftanın ilk günü aslında gebelik öncesi görmüş olduğunuz SON ADET KANAMASININ ilk günüdür. Henüz gebelik oluşmamıştır. Her ay olduğu gibi döllenmeye hazırlanan yumurta hücrelerinin gelişmeye , büyümemeye başladığı dönemdir. Aslında her ay bu hazırlıklar olur ama gebelik olmayınca hepsi boşa gider, dokular kanamayla atılır, ardından ertesi ay yine aynı hazırlıklara başlanır. Sonuçta gebelik, son adet tarihinizin ilk gününden itibaren başlar, bu haftada henüz gebelik oluşmamasına rağmen gebelik yaşının hesaplanmasına, bu tarihten itibaren başlamak gerekir.

1. HaftaBu şekilde hesaplandığında gebelik 280 gün yani 40 hafta sürer. Adetiniz henüz yeni başladı ve bu ay gebe kalmaya karar verdiniz. Artık bu tarihten itibaren zararlı alışkanlıklarınızdan vaz geçip sağlıklı bir hayat sürmelisiniz. Sigara, alkol, ilaç gibi alışkanlıklarınızı bırakıp bol taze meyve ve sebzelerle beslenmeyi tercih etmelisiniz. Sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için kan dolaşımını arttıran günlük egzersizleri ve bol miktarda sıvı almayı da ihmal etmeyin. Daha önceden folik asit kullanımına başlanmadıysa bu dönemde başlanabilir. 4 mg folik asitin, noral tüp defektlerinin (beyin ve omirilikte açıklık) oluşumunu % 50 oranında önleyebildiği yapılan araştırmalarla gösterilmiştir. Stresten ve toksik maddelerden uzak durmaya çalışın.

2.Haftaİkinci haftada henüz fetal (bebeğe ait) gelişim yoktur. Uterusun (rahim) endometrium tabakası kalınlaşır , kanlanması artar, böylece gelişip büyüyecek olan fetus için uygun bir ortam hazırlanmış olur. Hormonların etkisiyle rahim oluşabilecek bir gebelik için her ay bu şekilde hazırlanırken bir yandan da yumurtalıkların (overlerin) içerisindeki yumurtalar olgunlaşır ve bir tanesi salınmak üzere son gelişimini tamamlar.

3. Haftaİkinci haftanın sonunda gelişimini tamamlamış yumurta çatlayarak yumurtalıktan atılır. Buna OVULASYON (yumurtlama) denir. Bazı kadınlar ovulasyonu bir tarafta ağrı şeklinde hissedebilir. 28 günde bir adet görmekte olan bir kadında ovulasyon (yumurtlama), adet kanamasının başlangıcından itibaren 14. gün civarında yani 2. Haftanın sonunda gerçekleşir.

Üçüncü haftada kadının yumurtalığından atılan yumurta tüplerin fimbriaları tarafından yakalanır ve yumurta tüp içine alınır. Bu sırada vagene bırakılmış olan spermlerin % 1 i rahim içerisine , oradan da tüplere doğru ilerler.

3. HaftaBu dönemde yumurta spermle birleşerek döllenme meydana gelir, fakat istatiksel anlamda gebeliğiniz son adet tarihinizin ilk gününden itibaren başlamıştır

Sperm tüpte bulunan yumurtanın zona pellucida denilen kalın zarını baş kısmıyla delerek içerisine girmeye çalışır (PENETRASYON). Milyonlarca spermden bir tanesi yumurtanın içerisine girdikten sonra girmiş olduğu yer hızla kapanır ve artık diğerlerinin içeriye girmesi engellenmiş olur. Sperm yumurtanın içerisine girdiğinde döllenme (FERTİLİZASYON) gerçekleşir. (Eğer dölleyen sperm X kromozomu taşıyorsa bebek kız,Y kromozomu taşıyorsa bebek erkek olur. BEBEĞİN CİNSİYETİNİ BELİRLEYEN BABADIR.

3. HaftaSperm ve yumurta hücrelerinin çekirdeklerinin birleşmesi ile ZİGOT oluşur ve döllenme tamamlanır. Bundan 1,5-3 gün sonra zona pellucida kılıfı içerisindeki zigot bölünmeye başlar (KLİVAJ) ve ortaya çıkan hücrelere BLASTOMER adı verilir. Hücreler hızla bölünmeye devam eder, yaklaşık her 20 saatte bir hücre sayısı ikiye katlanır. Bu esnada zona pellucidanın içinde hızla bölünerek çoğalan blastomerlerin çapı küçülür. Hücre sayısı 16 ya ulaştığında zygot MORULA olarak adlandırılır. Bu bölünme süreci gerçekleşirken zygot tüplerden rahime doğru yol almaktadır ve dördüncü günde morula rahim içerisine ulaşır.

3. HaftaBir yandan bölünme devam ederken morula içerisinde boşluk oluşur ve bu artık BLASTOKİST olarak adlandırılır. Blastokist aşamasında hücre farklılaşması başlar, bır kısımı embryoyu oluşturmak üzere embryoblastlara, bir kısmı da plasentayı oluşturmak üzere trofoblastlara farklılaşır. Bu esnada trafoblastlar bir enzim salgılayarak rahim içindeki hücre yapısını değiştirir ve blastokist için bir implantasyon alanı sağlar. Aynı anda trofoblastlardan hCG hormonu da salgılanmaya başlar. Bu hormon gebelik testlerinin pozitif olmasını sağlayan hormondur.  Fertilizasyondan 5-6 gün sonra blastokist içinde bulunduğu zona pellucida kılıfını yırtar (HATCHİNG) ve rahim içerisine yerleşir (İMPLANTASYON ). İmplantasyon esnasında bazı kadınlarda hafif lekelenme şeklinde kanama olabilir. Böyle bir durumda endişelenmeye gerek yoktur.

Bu haftanın sonunda adet göreceğinizi düşünüyorsunuz (veya bir gebelik planlamışsanız adet görmemeyi umut ediyorsunuz) . Yorgunluk, göğüslerde hassasiyet, adet görecekmiş gibi kasılarda rahimden kaynaklanan ağrı ve bir takım ruhsal değişiklikler gibi gebeliğin ilk belirtilerinden bazıları adet öncesi belirtilere benzemektedir. Bu belirtileri fark edip gebe kalamadığınızı düşünebilirsiniz. Sadece birkaç gün daha bekleyin. Muhtemelen idrarda yapacağınız gebelik testi pozitif çıkacaktır. Eğer negatif çıkarsa da üzülmeyin. Her ay gebe kalma ihtimalinizin %25 olduğunu unutmayın ve denemeye devam edin.

4. HaftaGebelik oluştuğunda testin bu gebeliği saptayabimesi için hcg hormonunun varlığı şarttır. Evde yapılan gebelik testlerinin hassasiyeti 20 IU/ml dir. Erken dönemde yapılan testler negatif çıkabilir. Yandaki şekilde ortada pozitif bir test sonucu görülmektedir. (çift çizgi ) Kanda yapılan testler daha hassatır. Tekiz bir gebelik için ovulasyondan sonra 18. günde yapılan testte HCG seviyesi yaklaşık olarak 70 IU, ikiz gebelikte ise 200 IU civarındadır. İkiz gebelik için bu değer tek başına yeterli değildir, mutlaka ultrasonda gebelik keselerinin de gözlenmesi gereklidir.

4. HaftaBu haftanın sonunda koriyonik villus oluşumunu tamamlar ve rahim içerisine doğru ilerler embryoda kan damarları oluşmaya başlar. Bu dönemde transvajinal ultrason ile gebelik kesesi görülmeye başlar. Plasenta oluşumuna kadar bebeğin beslenmesinde yardımcı olan YOLK SAC ultrasonda gebelik kesesinin içerisinde gözlenir. Yandaki şekilde gebelik kesesi içerisindeki yolk sac ok işaretiyle gösterilmektedir

Gebeliğin ilk trimestri (ilk üç ay) bebeğin gelişimi için çok kritik bir dönemdir. Bu yüzden gebe kaldığınız andan itibaren bütün zararlı alışkanlıklarınızı bırakmanız gerekir. Eğer sigar, alkol kullanıyorsanız bir an önce bunlardan vaz geçin. Sigara içilen mekanlarda bulunmamaya dikkat edin. Doktorunuza danışmadan hiçbir ilacı kullanmayın. Kahve alışkanlığınız varsa bunu azaltın veya içmemeye gayret gösterin. Özellikle kedi ve köpek dışkılarıyla ve çiğ et ve sebze ile bulaşan toxoplazma paraziti gebelik döneminde ortaya çıkarsa bebekte ölümcül veya sakatlıklara yol açan problemlere neden olabileceğinden vücudunuz toxoplazma paraziti ile önceden hiç karşılaşmamışsa gebeliğin ilk aylarında bazı önlemleri almanız şarttır .Toxoplasma özellikle iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ile iyi pişmemiş çiğ etlerden geçer. Toxoplasma'dan korunmak için; ellerinizi yemekten önce iyice yıkayın. Sebze ve meyveleri de tüketmeden önce uzun süreli yıkayınız. Evinizde kedi veya köpek besliyorsanız aşılarını ihmal etmeyin, onlara da çiğ et vermeyin ve yakın temastan kaçının. Çiğ veya iyi pişmemiş et ve et ürünlerinden kaçının.

5. HaftaAdetinizin bir hafta gecikti.Hala evde gebelik testi yapmadıysanız hemen yapın. Bu dönemde salgılnan gebelik hormonlarının etkisiyle gebelik belirtileri belirginleşmeye başlar. Süt kanallarının gelişmesine bağlı olarak memelerde dolgunluk, hassasiyet görülür. Daha sık acıkmaya başlarsınız veya sabahları mide bulantısı olabilir. Büyüyen rahim idrar torbanıza bası yaptığı için daha sık tuvalete gitme ihtiyacı duyarsınız. Deride bazı bölgelerde pigmentasyon (deri renginde koyulaşma) olabilir. Sürekli uyku hali, haksizlik en sık görülen belirtilerden biridir. Bütün bu belirtiler kişiden kişiye, hatta aynı kişide bir gebelikten diğerine farklılıklar gösterebilir .Bazı kadınlarda bu belirtilerin hiç biri olmayabilir veya çok hafif seyredebilir. Gebelik belirtileri görülmüyorsa panik yapmayın. Ama eğer bu belirtiler başladıktan sonra birden kaybolduysa doktorunuzu aramanız gerekir. 5. Hafta

Eğer hala doktora gitmediyseniz bir an önce sizi ve bebeğinizi düzenli, en iyi şekilde takip edebilecek, güvendiğiniz bir hekime gitme vaktiniz geldi. Erken dönem muayeneleri ve özellikle ultrasonda gebeliğin tesbiti çok önemlidir. Artık bu dönemde yapılan transvajinal ultrason ile rahim içi gebelik kesesinin görülmesi gereklidir. Eğer kese görülemiyorsa yapılacak seri takip ve kan tahlilleriyle dış gebelik şüphesi ekarte edilmelidir. Hayati tehlike yaratabilen dış gebelik tanısının gecikmeden konulması önemlidir. Bu yüzden ilk gebelik kontrolünüzü geciktirmeden yaptırmanızı öneririm. Düzensiz adet gören bir bayanın ilk gebelik ultrasonu çok önemlidir. Erken dönemde yapılan muayene ile gebelik haftasının tesbiti ve buna göre bebeğin gelişiminin değerlendirilmesi gerekir. Bu hafatnın sonunda transvaginal ultrasonda gebelik kesesi içerisinde yolksac oluşumunu hatta bebeğinizin kalp atışını görebilirsiniz. Hatta bebeğinizin boyunu bile öğrenebilirsiniz. Bu dönem de bebeğinizin boyu yaklaşık 1.5-2mm.dir. (Crown rump'baş popo mesafesi). Bu haftada gelişmekte olan embryonun 3 katmanı meydana gelir. En üstteki tabaka (EKTODERM), daha sonra gelişecek olan sinir sistemini (beyin, omirilik), deri, tırnaklar, saç, gözün lens tabakası, işitme sistemi, burun, sinüsler, ağız, anus, diş mineleri, hipofiz bezi ve meme dokusunu oluşturacak olan nöral tüpe farklılaşır. Oratadaki tabaka (MEZODERM) ise kalp ve dolaşım sistemi, akciğerler, kemikler, kaslar, üreme organları, böbrekler, lenf sistemi, dalak, kan hücrelerine farklılaşır. En içteki tabaka (ENDODERM) den ise sindirim bağırsaklar, karaciğer, pankreas ve idrar yollarına farklılaşır.

Bu haftada göğüslerinizdeki hassasiyet ve dolgunluk artıp areola dediğimiz kahverengi kısmın renginde koyulaşma daha belirgin bir hal alır , yükselen hormonlarınızın sonucu olarak bulantılarınız artabilir (emesis gravidarum). Eğer bulantı ve kusmalar normal yaşamınızı ve beslenmenizi etkileyecek kadar şiddetli olursa bu duruma HİPEREMESİS GRAVİDARUM adı verilir. Daha çok sabahları görülen bulantılar gün içerisinde de ortaya çıkabilir. Bu bulantılardan kurtulmanın en iyi yolu sık sık ve az miktarda yemek yemektir. Bundan sonra 3 öğün yerine günde 5-6 öğün yemeniz gerekiyor. Uzun süreli açlık sonrası yenilen yemek sonrası bulantılar ve mide rahatsızlıkları artar, bu yüzden sabahları bulantılar fazla görülür.

6. Hafta

Size önerim kesinlikle aç kalmayın , yanınızda atıştıracak yemiş, grisini... tarzda yiyecekleri bulundurun. Çoğul gebeliklerde hormon seviyesi daha fazla olacağı için bulantılar da daha fazla olabilir. Halen adet görecekmiş gibi kasık ağrıları devam eder, uterusun büyümesi esnasında bu ağrıların görülmesi son derece doğaldır.
Bu dönemde dikkat etmeniz gereken bir başka konu ise yeterli sıvı alımıdır. Vücudunuzu sussuz bırakmamanız gerekir, yeterli su tüketemezseniz bulantılarınız, kasık ağrıları ve idrar şikayetleriniz artar, ileride idrar yolu enfeksiyonuna davetiye çıkarmış olursunuz. Günde en az 2-2,5 lt sıvı tüketmeniz gerekmektedir.

Bu haftanın sonunda bebeğiniz 9-15mm (Crown rump'baş popo mesafesi) boyutundadır. Bu haftada bebeğinizin büyümesi çok hızlıdır. Artık kalp atımı ve kan dolaşımı başladı! Yemek borusu (larynx), iç kulak yolu, gözler, ağız açıklığı, karaciğer, akciğer, pankreas ve midenin ilk taslakları bellidir. Kolları ve bacakları oluşturacak ilk tomurcuklar gövdede görülmeye başlar. Plasenta hattı gelişmeye başlar fakat hormon üretme görevini tamamen 12. haftadan sonra üstlenecektir. Bu dönemde transvaginal ultrasonda fetal oluşum ve kalp atışı %86, yolk sac ise %100 tesbit edilir.

Bebek beklediğinizi ne zaman ve nasıl ilan edeceksiniz ?

Çok heyecanlısınız ve bir an önce dünyaya bebeğinizin olacağını ilan etmek istiyorsunuz. Veya beklemek ve bu sırrı kendi içinizde saklamak istiyorsunuz. Bazı aileler düşük olabileceğini düşünüp endişelenirler ve hemen ilan etmezler, ancak düşük tehlikesi geçtikten sonra açıklamayı tercih ederler. (Fakat şunu unutmayınki böyle bir durumda akraba ve arkadaşlarınız size çok büyük bir destek verecektir, onlarla paylaşmadığınız sürece böyle bir destekten kendinizi mahrum bırakmış olursunuz !)

Her anne düşük olabileceğini düşünüp endişelenir.

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini fark ettiğinizde doktorunuzla irtibata geçiniz.

  • Kanama,
  • Pembe veya bulanık kahverengi akıntı,
  • Karın bölgesinde kramp ve ağrı (Her kramp ve damla şeklinde kanama düşük demek değildir. Pek çok bayanın gebelik esnasında kanaması olur ve sağlıklı bebekler dünyaya gelir fakat ne olurasa olsun doktorunuza ulaşmanızı gerektiren önemli bir belirtidir.)

7. Hafta

Bu hafta da önceki haftada görülen erken gebelik belirtileri hala devam etmektedir. Bir iki kilo almış veya vermiş olabilirsiniz, bu aşamada bunların ikisi de son derece normaldir. Akıldan çıkarılmaması gereken en önmeli konu; asla mideniz tamamen boş veya tıkabasa dolu olmasın. Zencefil hazmı kolaylaştırıcı, gaz giderici ve yatıştırıcı bir etkiye sahiptir, aynı zamanda soğuk limonun emilmesini veya limonata da mide bulantılarında yardımcı olabilir.
Bu haftanın sonunda bebeğiniz 15-22mm (CRL) boyutlarındadır. Genital tüberkül oluşmuştur ancak kız veya erkek ayrımı henüz yapılamaz. Nazal çukur oluşmaya başlamıştır. Bacakların, kolların ve el parmaklarının gelişimi sürmektedir ancak ayak parmakları henüz tam olarak oluşmamıştır. Beyin, gözün lens tabakası, barsaklar, pankreas gibi organların oluşumu devam etmektedir.

8. HaftaBu dönemde yapılan ultrasonda bebeğinizin kalp atışlarını belirgin bir şekilde görürsünüz, kollar, el bileği, el parmakları gelişimini sürdürmektedir, ayak parmakları ince çıkıntılar şeklinde belirmeye başlamıştır ve artık biz bunları sayabiliriz. Bebeğinizin yüzü değişmeye devam etmektedir, gözler, kulaklar ve burun belirgin bir şekilde ortaya çıkarlar. Dişler dişeti içerisinde gelişir .Bu haftanın sonunda bebeğiniz 15-22mm (CRL) ye ulaşmıştır. Bebeğin beyni belirgin olarak görülür. Bu haftada gonadlar testis veya yumurtalığa farklılaşır. Ve bebekte spontan hareketler başlar! Uterus bu 8. Haftadönemde portakal büyüklüğüne ulaşır ve bel bölgenizde kalınlaşma olduğunu fark edersiniz. Cildinizde yağlanma ve sivilcelenme olabilir, unutmayınız ki gebelik yağ üretiminde artışa sebep olur ve bu da cilt problemlerini beraberinde getirir. İlk trimestrden yani ilk üç aydan sonra veya doğumla birlikte bu problemlerin hepsi sona erecektir. 8. Hafta

Bu haftada belki ilk gebelik kontrolüne gittiniz. Bu ilk kontrolünüzde kan basıncı ve kilonuz tesbit edilir.Rahim büyüklüğü ve herhangi kist varlığının tesbiti için pelvik muayene yapılır. Smear testi (bu haftada olabilir) , kan analizi (kangrubu, Rh faktörü , demir seviyesi, bağışıklık ‘özellikle rubella için'...) idrar analizi yapılır. Ayrntılı aile hikayesi alınır (bazı olabilecek komplikasyonların önceden belirlemek için). Her uzmanın programı değişiklik gösterebilir ve her kontrol başlıngıçtaki kadar uzun olmayabilir. Kontroller esnasında kafanıza takılan sorular o an aklınıza gelmeyebilir , size tavsiyem doktorunuzla görüşmeye gitmeden önce sorularınızı liste halinde bir kağıda yazmanızdır.

9. HaftaBel kısmınız kalınlaşmaya devam ediyor . Mide yanması ve hazımsızlık şikayetleriniz olabilir.

9. HaftaBurunda tıkanıklık, kuruluk hatta burun kanaması gebelikte sık görülen şikayetlerdendir. Odanızı nemlendirmeyi ihmal etmeyin. Odanıza koyacağınız bir buhar makinesı veya ıslak havlu şikayetlerinizin azalmasını sağlayacaktır.

Kıkırdak , kemik dokuları, gözlerin temel dokusu ve dil oluşmaya başlamıştır. Bebeğin karın bölgesi büyük bir odacık halini almaya başladığı sırada barsaklar göbek kordonundan dışarıya karın bölgesine doğru yol alır. El ve ayak parmakları belirgindir fakat henüz kısadır.
9. Hafta9. HaftaBebeğin ağırlığı bu dönemde yaklaşık olarak 1 gramdır! Ve 22-30mm (CRL) boyutundadır. Bebeğinizin gelişimi sürmektedir, testis veya yumurtalıklar , kemikler... büyük bir hızla gelişmeye devam etmektedir. 


10. HaftaBebeğiniz rahim içerisinde hareket ediyor fakat henüz çok küçük olduğu için 10. Haftaanne bu hareketleri hissedemez. Dirsek, el bileği,  diz,  omuz ve ayak bileği gibi pek çok eklem, eller, ayaklar, el ve ayak parmakları gelişmiştir. Bu haftanın sonunda embryo artık fetal perioda girer. Yaklaşık olarak 30-40mm (CRL) boyutlarında ve 4 gr ağırlığındadır. Ultrasonda gözler kocaman gözlenir. Göz kapakları oluşmaya başlar ve bu süreç 25-27.haftaya kadar sürer. Dış genital organlar farklılaşmaya başlar, kız bebeklerde klitoris erkeklerde ise penis oluşmaya başlar. Dış kulak ve üst dudak tamamıyla oluşmuştur. Bu dönemde bebeğinizin kalp atım hızı dakida 160 atımdır. 

Sabahları duyulan rahatsızlıklar bir miktar azalmaya başlar. Bu haftalarda annenin duygusal dalgalanmaları sık görülür. Zaman zaman mutsuzluk olabilir. Merak etmeyin bunların nedeni gebelik sırsında yükselen hormonlarınızdır. Gebelik esnasında kan volümü 40%-50% oranında artar ve sonuç olarak venöz damarlarınızın belirginleştiğini karın bölgesinde, göğüslerinizde ve ayak bileklerinizde şişmeler fark edersiniz. Gebelik sırasında alınan kilo kişiden kişiye hatta aynı kişide gebelikten gebeliğe fark eder. Gebelik öncesi kilonuz gebelikte alacağınız kilo miktarını belirlemede önemlidir. Gebelik öncesi besinlerinize ilaveten günlük 300 Kcal fazla almanız önerilmektedir. Gebelik boyunca normal bir gebe ortalama 10 - 12 kg alır.Kilo alımı yaş,bebek sayısı ve vücut kitle indeksine (BMI) baglıdır. Vücut kitle indeksine göre normal kilo alımı aşağıda gösterilmistir;

Gebelik Öncesi BMI Alımı

Gebelikte Toplam Kilo Alımı

Haftalık Kilo

Zayıf < 20 kg/m2

12 - 18 kg

500 gr

Normal 20 -25 kg/m2

11.5 - 16 kg

400 gr

Şişman 26 - 29 kg/m2

7 - 11.5 kg

300 gr

Çoğul Gebelik (ikiz)

16 - 20 kg

750 gr

 

Eğer bu önerilenler çerçevesinde kilo alırsanız doğumdan sonra almış olduğunuz kiloları daha çabuk ve kolay verebilirsiniz. Unutmayınız ki gebelik dönemi rejim yapılacak dönem değildir! Karın bölgeniz genişlemeye belirginleşmeye başlamıştır ancak bunun sebebi rahimin

11. HaftaArtık bu haftadan itibaren bebeğinize fetus diyebilirsiniz. Bebeğinizin gelişimdeki en kritik dönem tamamlanmıştır. Bu hızlı bir büyüme periodudur. Bebeğin başı vücudunun neredeyse yarısı kadardır. Bu oran bebek büyüdükçe değişecektir. Gözün iris tabakası ve parmaklarda tırnaklar oluşmaya başlar. Bu hafta sonunda bebeğiniz yaklaşık 7 gr kadardır. Bu haftadan sonra bebeğiniz ile rahim arasında kan dolaşımı ve böylece plasenta fonksiyonuna başlar.

11. HaftaRahiminiz ufak bir greyfurt büyüklüğüne ulaştı. İştahınızın daha iyiye gittiğini ve bulantılarınızın giderek azaldığını fark edersiniz ama yine de bazı kokulara karşı hassasiyetiniz devam edebilir. Bu haftadan sonra prenatal testler yapılabilir. Bu testlerden ilki bebeğin ense kalınlığının da ölçüldüğü ikili tarama testidir. Fetal ense kalınlığı CRL (bebeğin boyu) ile uyumlu olarak artar. Yüzbin gebeliğin incelendiği bir çalışmada, 11.haftada ölçülen ortalama ense kalınlığı 1,2 mm den , 13+6 haftada 1.9mm ye yükselmiştir. Genel olarak ense kalınlığı (NT) 3mm den fazla olduğunda patolojik olarak kabul edilir. 11-14 testi temel olarak iki ayrı incelemenin birarada değerlendirilmesi ile yapılır. Bunlar; 1)Fetusun ense kalınlığı ölçümü. 2)Anneden alınan kan örneğinde gebelik hormonu olan beta-hCG'nin serbest kısmının (free beta-hCG) ve PAPP-A (gebeliğe özgü plazma proteini-A, pregnancy associated plasma protein-A) adı verilen bir diğer proteinin ölçülmesidir. Bu ölçümler tek başlarına yapıldığında duyarlılıkları düşükken bir arada değerlendirildiklerinde başarı şansı %90'a kadar çıkmaktadır. Gebeliğin 2. ve 3. trimestrinde bebeğin ensesinin arkasında anormal sıvı birikimi nukal kistik higroma veya nukal ödem olarak sınıflandırılır. Kistik higroması olan bebeklerin % 75 inde kromozomal bir anomali görülür ve bu kromozom anomalilerinin %95 i Turner sendromudur. Nukal ödemi olan bebeklerin 1/3 ünde kromozom anomalisi görülür, bunların da % 75 i trizomi 21 veya 18 dir. Ödem aynı zamanda kardiovasküler, pulmoner defektler, iskelet displazileri, konjenital enfeksiyon ve metabolik, hematolojik hastalıklara eşlik eder ve dolayısıyla nukal ödemli olup normal kromozoma sahip bebeklerin prognozu kötüdür.

12. HaftaBu dönemde hemen hemen bütün organların oluşumu tamamlanmıştır, doğuma kadar büyümeye ve gelişmeye devam edeceklerdir. El ve ayak parmakları biribirinden ayrılmıştır, saç ve tırnaklar büyümeye başlar. Genital organlar karakteristik olarak belirlidir. Böbrekler idrar üretmeye başladığı için amniotik sıvı miktarı da artmaya başlar. Barsakların düz kas tabakası kasılıp gevşemeye başlar böylece barsak içindeki gıdaları sindirebilir. Yine bu dönemde safra salgısı başlar. Bebeğinizin beyni doğum anındaki büyüklükte olmayabilir fakat aynı beyin dokularına sahiptir.Rahim dışındaki hayata hazırlıklar için refleks hareketleri ve sindirim sisteminde de yavaş yavaş alıştırmalara başlamıştır. Bu dönemde yaklaşık olarak 14 gramdır.12. Hafta

Bu haftada düşük tehlikesi büyük oranda azalmıştır. Bundan sonra hormon üretim görevini plasenta devralır. Bu ana kadar yumurtalıkta corpus luteum kistinin neden olduğu bir rahatsızlığınız varsa artık bundan yavaş yavaş kurtulursunuz. Bu dönemde rahim yukarı doğru yükselmeye başlar, bunun iyi tarafı bundan sonra eskisi kadar idrar torbanıza baskı yapmaz ve tuvalet ziyaretleriniz büyük oranda azalır. Son trimestra kadar keyfini çıkarmaya bakın çünkü son aylarda rahiminiz çok büyüyecek ve tekrar idrar torbanıza baskı yapmaya başlayacak. En güzel döneme giriyorsunuz, sabah bulantıları giderek azalıyor ve eskisi kadar yorgunluk, halsizlik hissetmiyor olacaksınız.

13. Haftaİkinci trimestre hoş geldiniz! Bu dönem gebeliğin en konforlu ve eğlenceli dönemidir. Pek çok erken gebelik bulguları sona ermiştir veya çok azalmıştır ve karnınız henüz çok büyümemiştir. Eğer hala yorgunluk hissediyorsanız vücudunuzun sözünü dinleyin ve istirahat edin. Rahiminiz büyürken karın ve kasık bölgesinde özellikle önde labiumlar üzerinde bazı rahatsızlıklar duyabilirsiniz. Rahim büyürken onu yerinde tutmaya çalışan rahim bağlarının gerilmesine bağlı olarak oluşan bu ağrılara round ligament ağrıları denir.13. Hafta

Bebeğiniz büyümeye devam ederken bir yandan da ses telleri oluşmaya başlar. Başın iki yanındaki gözler birbirine daha çok yakınlaşmaya başlar ve gün geçtikçe yüzü daha çok insan yüzüne benzer. Yeterince yakından bakma şansımız olursa bebeğinizin cinsel organlarını artık fark edebiliriz, ancak 16. haftaya kadar ultrasonda cinsiyet tahmininde bulunamayız. Barsaklar göbek kordonundan gövde içerisine ilerlemeye devam eder. Karaciğer safra, pankreas da insülin üretmeye başlamıştır. Yirmi dişin hepsi oluşmuştur ve diş eti içerisinde beklemektedir. Bu haftanın sonunda kilosu yaklaşık olarak 25 gramdır.

14. HaftaVücudunuzdaki hormonal değişiklikler daha belirgin bir hal14. Hafta alır. Bunların çoğu cilt değişiklikleridir. Karın bölgenizin ortasından başlayıp pubik kemiğe kadar uzanan koyu bir hat oluşur. Buna linea negra adı verilir. Areola (meme başının çevresindeki koyu renkli alan) bölgesinin rengi koyulaşır ve büyür. Göğsünüzde venlerin belirginleştiğini fark edebilirsiniz. Rahiminiz greyfurt büyüklüğüne ulaşmıştır.

Gebelik hormonlarının azalması sonucu sık idrara çıkma, bulantı, yorgunluk beirtileri azalmıştır. Gebeliğin ilk üç ayında bu hormonların barsak kaslarını gevşetmesi sonucu daha yavaş çalışırlar ve beraberinde kabızlık sorunu başlar. İlk üç aydan sonra ise büyüyen rahim barsaklara baskı yapmaktadır ve bu da kabızlık sorununun devam etmesine neden olur.Bu dönemde bol lifli gıdalar tüketmeye gayret gösterin. Kendini tipik olarak el, ayak parmaklarında ve bileklerde şişme ile gösteren vücudunuzun su tutması, bir başka sıkıntılı klasik bir gebelik bulgusudur. Bunlar tahammül edilebilinecek endişelenmeye gerek olmayan normal bulgulardır.

Amniotik sıvı insanı hayrete düşüren bir yapıdır. Kendini her 3 saatte bir yeniler. Bunun bir kısmının bebeğin idrarı olduğunu biliyoruz ancak tam olarak nerede yapıldığından emin değiliz. Modern tıp henüz bu konuya bir açıklık getirememiştir. Küçük bebeğiniz bu sıvının içerisinde rahatlıkla hareket edebilir. Bu dönemde gözlerini hareket ettirebilir ancak henüz göz kapakları biribirinden ayrılmamıştır. Bu haftanın en önemli özelliği artık bebeğiniz elleriyle bir şeyleri yakalayabilir aynı zamanda parmağını ağzına götürüp emebilir!!  Artık bebğinizin tüm besin ihtiyacı plasentadan sağlanmaktadır.

15. HaftaBebeğinizin kemikleri gün geçtikçe güçlenir, sertleşir, daha dayanaklı bir hal alır. Bebeğin cildi ise çok incedir  şeffaftır ve cildin altındaki damarlar görülebilir. Bebeğin vücudunu kaplayan Lanugo adı verilen ince tüycükler gebeliğin 26 haftasına kadar büyümeye devam eder. Kafasında saçlar çıkmaya başlar. Bu dönemde bebeğiniz yaklaşık olarak 60 gramdır.15. Hafta

Rahim kalça seviyenizin üzerinde göbeğin birkaç santimetre altında elle hissedilir. Buna fundal yükseklik denir ve doktorunuz bu fundal yükseklik seviyesine bakarak bebeğinizin gebelik haftasına uygun gelişimini değerlendirebilir. Bu haftadan sonra ultrasonda doktorunuz bebeğinizin cinsiyeti hakkında tahminde bulunabilir, ancak unutmayınız ki ultrason ile bu haftalarda bebeğinizin cinsiyeti yüzde yüz belirlenemez. Eğer amniosentez yapılması gereken bir durum söz konusuysa 16-18 haftalar arası en uygun dönemdir. Bu işlemin programı bu haftada belirlenebilir.

Gebelikte bebeğinize daha fazla oksijen gitmesini sağlamak için kalbinizin pompaladığı kan miktarı artmıştır. Gebelikten öncekine oranla % 20 daha fazla kan pompalanmaktadır, gebeliğin sonuna doğru bu oran % 30-50 leri bulur. Artık sizi sıkmayan , kan dolaşımını engellemeyen kıyafetleri tercih etmelisiniz.

16. HaftaBu haftaya kadar bebek hareketlerini hissetmezsiniz, bundan sonra kemikleri güçlendiği için bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başlarsınız. Kilolnuz fazlaysa, rahim kalın ve ilk gebeliğiniz ise bu hareketleri hissetmeyebilirsiniz. İlk gebeliğiniz değilse bir önceki gebeliğinizde hissettiğinizden yaklaşık bir ay kadar önce bebeğinizin hareketlerini hissedersiniz. İlk gebeliklerde ise 22. haftaya kadar bunu hissedemeyebilirler. Sakın panik yapmayın!!! Yakında siz de bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başlayacaksınız. Bu dönmede bebeğinizin bacakları kollarından daha uzundur ve henüz bulunduğu ortam geniş ve rahat olduğu için kol ve bacaklarını sık sık hareket ettirir. El ve ayak tırnakları büyümektedir, bazı bebeklerin tırnakları doğduğunda kesilmesini gerektirecek kadar uzayabilir. Bebeğiniz yaklaşık 16cm boyunda ve 85 gram ağırlığındadır. Her 40-45 dakikada bir idrar torbasını boşaltır. 16. Hafta

Gebelikte burundan nefes alırken sıkıntılar çekebilirsiniz. Daha öncede belirttiğim gibi gebelikte damarlarınızda dolaşan kanın hacmi artmıştır ve bu da burundaki damarlarda ve mukozada şimeye neden olur. Gebelikte burunda ödem ,buna bağlı rahat nefes alamama, burunda kuruluk ve hatta burun kanamaları sık görülür. Bu bir problem değildir. Kalbinizin gebelik için fazla kan pompaladığının bir kanıtıdır .Bu tip şikayetleri biraz olsun önleyebilmek için mümkün olduğu kadar uyuduğunuz odanın havasını nemli tutmaya çalışın. Bunun için özel buhar makineleri mevcuttur. Böyle bir makine bebeğinizi büyütürken de bebeğinizdeki burun tıkanıklığı ve kuruluğuna bağlı sıkıntılarında çok yardımcı olacaktır. Çok basit bir şekilde ıslak bir havluyu kaloriferin üzerine koymanız da odayı nemli tutmanızı sağlayacaktır.Uterusu yerinde tutan bağların gerilmesine bağlı karnınızda arasıra ağrılar duyabilirsiniz.16. Hafta

Gebelik sırasında down sendromu (trizomi 21), nöral tüp defekti ve trizomi 18 adı verilen genetik hastalıkların incelenmesi için yapılan testler genellikle gebeliğin 16-18 haftalar arasında yapılmaktadır. Bu tarama üçlü test adı verilen test ile yapılmaktadır. Anneden alınan kan örneğinde beta-hCG , Alfa-feto protein (AFP) , Estriol (E3) adı verilen üç değisik maddenin kandaki seviyeleri değerlendirilerek yorum yapılır. Human chorionic gonadotropin (hCG) gebeliğin temel hormonudur. Hamileliğin erken dönemlerinde yükselmeye başlar 14-16. haftalar arasında en yüksek değerine ulaştıktan sonra yavaş yavaş azalır. Alfa feto protein bebeğin karaciğerinden salgılanan bir proteindir, amniyon sıvısından anne kanına geçer. Gebelik boyunca anne kanındaki düzeyi yavaş ve düzenli bir artış gösterir. Estriol ise plasentadan salgılanan bir çeşit östrojen hormonudur. Nöral tüp defektlerinde açık olan sinir siteminden yüksek miktarlarda alfa fetoprotein amniyon sıvısına karıştığı için anne adayının kanındaki düzeyi de normalden fazla olur. Öte yandan down sendromunda ise değer beklenilenden daha düşüktür. Down sendromu varlığında beta-hCG değerleri normalden yüksek , E3 ve AFP düzeyi daha düşüktür. Trizomi 18 varlığında ise her 3 maddenin düzeyi de beklenilenden daha düşük bulunur

17. HaftaBu dönemde bebeğin cilt altında yağ oluşumu başlar, bebek ve plasenta eşit ölçülerdedir. Gebebeliğin sonunda bu yağ dokusu bebeğin total vücut ağırlığının %2-6 sını oluşturur. Bu yağ dokusu bebek doğduğunda vücut ısısının belirli bir düzeyde tutulmasına yardımcı olur.17. Hafta
Bu haftada bebeğiniz yaklaşık 142 gramdır. Emme ve yutma reflexleri mevcuttur. Bebeğiniz duyduğu seslere irkilme tarzında tepki verebilir.
17. Hafta
Uterus (rahim) göbeğinizin yaklaşık 2-3 cm altındadır. Kan volumunun artmasına bağlı olarak vücut salgılarınız artmaktadır, daha fazla terlemektesiniz, burundaki ödem ve vajinal akıntıda artış gözlenir. 

18. HaftaBebeğiniz giderek daha çok insana benzemektedir. Boyu yaklaşık 20,5 cm , kilosu ise 198 gram kadardır ve hızla büyümektedir. Kemikleri sertleşmekte , el ve ayak parmaklarındaki eklemler ve parmak izi oluşmaya başlamıştır. Bebeğnizin ilk dışkısı barsaklar içinde birikmeye başlar. Bebeğiniz erkek ise prostat bezi oluşmaya başlar. Kızlarda ise uterusun tamamı ve yumurtalıklardaki menopoza kadar devam edecek olan ilk yumurta hücleri oluşur.

Karnınızın içinde sarsıntı şeklinde hareketler hissederseniz panik olmayın , bebeğiniz hıçkırıyor olabilir.

Gebelikte sersemleme, baş dönmesi, baygınlık olabilir. Bunlar sık sık, tekrarlama şeklinde olmadığı sürece zararlı değildir. Pozisyona bağlı tansiyon düşmesi gebelikte sık görülür. Bu dönemde kardiovaskiler sistem ani değişen pozisyonlara hızlı bir şekilde cevap veremeyebilir.

Vücudunuz büyüdükçe uyumakta daha çok zorlanabilirsiniz. Yan yatarak yastıkla destek koyarak daha rahat uyuyabileceğiniz uygun bir pozisyon sağlayabilirsiniz ve yatmadan önce mutlaka idrarınız boşaltın.

19. HaftaDoğuma kadar kalacak olan Lanugo adı verilen ince tüyler bebeğinizin tüm vücudunu kaplar. Bebek doğduğunda bazen bu tüycükleri yüzünde ve kulaklarında görebiliriz. Lanugo üzerinde vernix caseosa denilen beyaz kremsi bir tabaka oluşur ve bu tabaka bebeğin cildini suyun etkisinden korur. (Dokuz ay boyunca suyun içinde kaldığınızda cildinizin ne hale geleceğini düşünün!!) Plasenta büyümeye ve bebeğinizi beslemeye devam etmektedir. Bu haftada sonderece etkileyici bir büyüme gözlenir, bebeğiniz 227 gram olmuştur. Süt dişlerinin arkasında kalıcı dişlerin ilk tomurcukları oluşmaya başlar.19. Hafta

Bu dönemde kendinizde pek çok cilt değişiklikleri gözlemleyebilirsiniz. Bu değişiklikler gebelik hormonlarının etkisiyle oluşmaktadır ve doğundan sonra kaybolurlar. Gebelik maskesi denilen alın, burun, yanak ve çenede lekeler oluşabilir. Yine deride kaşıntı gebelikte sık görülen bir cilt problemidir. Derinin belirli bölgelerde kuruması ve incelmesine bağlı gözlenir. Yine gebelikte cildin gerilmesi sonucu döküntü, kurdeşen görülebilir. Sağlıklı bir diyet, bolmiktarda su alımı ve nemlendirici, hipoalerjenik, yağlı kremlerle bu kuruluğa bağlı sıkıntıları azaltabilirsiniz.

20. HaftaArtık gebeliği yarıladınız, tebrikler. Bebeğinizin tıpkı bir yeni doğan gibi uyku düzeni vardır. Saçlı deri büyümeye başlar. Ağırlığı yaklaşık 283 gram ve boyu 25cm dir. Bebeğinizin hareketlerini daha sık ve daha kuvvetli hissediyorsunuz.O artık güçlü bir bebek ve hareketleri daha sert. Bu dönemde bebeğinizin ayrıntılı ultrasonografik değerlendirmesi yapılır.

Uterus (rahim) tam göbek hızasındadır. Uterusun uyguladığı baskı nedeniyle göbek çukurunda duyarlılık artar ve dışarıya doğru biraz fırlar ve bu doğuma kadar bu şekilde kalır. Göbek ve pubik bölge arasında kalan ‘linea nigra' dediğimiz kahverengi hat ve pubik kılların rengi koyulaşır. Bunların rengi doğumdan sonra solar. Bu dönemden sonra gebeliğe çatlaklar oluşmaya başlar, Bazı kişiler iç organların yukarı doğru akciğerleri sıkıştırması sebebiyle nefes alırken rahatsızlık hissedebilirler. Bu sıkıntı bebek aşağıya doğru indikçe , pelvis kemiği içine yerleştikçe azalır. Eğer bu ilk gebelik ise bebeğin kemik pelvis yapının içine yerleşmesi doğumdan yaklaşık 4-6 hafta kadar önce gerçekleşir.

21. HaftaBebeğin hızlı büyüme süreci bu haftadan itibaren yavaşlamaya başlar. Kalp21. Hafta kası güçlenir ve daha kuvvetli kan pompalamaya başlar. Amniotik sıvı içerisinde rahatlıkla her yöne hareket edebilmektedir. Bu trimestrin sonunda bebek rahim içerisinde sabit yerleşim pozisyonunu almaya başlar, genellikle baş aşağı pozisyondadır, bazı bebekler ise son trimestrin sonuna kadar bu baş aşağı pozisyonu alamayabilirler.Bebeklerin % 3-4 ü makat pozisyonunda kalır. Bu haftada bebeğin kilosu yaklaşık olarak 370 gramdır. 

Günün sonuna doğru ayak bileleklerinizde şişmeler olabilir. Daha bol miktarda sıvı almaya çalışın , tuzu kısın ve mümkün olduğu kadar ıstırahat esnasında bacaklarınızın altına destek koyarak yukarıda tutmaya çalışın.

22. HaftaBebeğiniz çok iyi bir gelişim göstermektedir ancak halen zayıf ve incedir. Göz kapakları ve kaşları oluşmuştur ve beyin hızla büyümeye devam eymektedir. Eğer bebeğiniz erkekse testisleri pelvisten (karnın alt bölümünden) scrotuma doğru inmeye yavaş yavaş başlar. Bebeğinizin bütün duyu organları gelişimini sürdürmektedir. Görme, işitme, tata alma, koku, dokunma duyuları mevcuttur. O artık sizi duyabilir ve seslere tepki verebilir. Aman yanında konuşurken dikkatli olun. Sizi duyabilir!! Ona hafif güzel müzikler dinletebilirsiniz.22. Hafta

Uterus (rahim) göbek deliğinizin 2 cm yukarısındadır. Kilo almaya devam etmektesiniz ve bebeğiniz de büyüdükçe karın içerisinde daha çok yer kaplamaktadır. Bunların yanında bütün eklemlerinizde hafif gevşemeler başlar ve omurganız içe doğru hafif eğim yapar ve bütün bunlar sizde hareket esnasında denge problemleri yaratmaya başlar. Artık bundan sonra vücudunuza çok yüklenmeyin, pek çok hareketi yaparken güçlük çekeceksiniz yüzme dışında aktif sporlara ara vermenin zamanı geldi. Özellikle yürüyüşlerde rahat ortopedik ayakkabıları tercih edin. Topuklu ayakkabıları artık bir kenara kaldırabilirsiniz. Çok düz ayakkabılar da sizin için en az topuklu ayakkabılar kadar zararlı, çünkü düz ayakkabılar topuklular gibi belinizde gerilme yaratır.Bel ağrıları bundan sonra çok sık görülür aman dikkat. Normal doğum yapmayı düşünen gebelerin dışında da bütün gebelerin bel ve karın kaslarını güçlendiren gebelik egzersizlerini yapmasını öneririm. Gebeliğinizin sağlıklı geçmesi için egzersiz şart. Genellikle gebelik esnasında artan kilo, hareket kısıtlılığı ve eklemlerde gevşeme sonucu bütün vücutta, kas ve eklemlerde problemler olacaktır. 22. HaftaDoktorunuzdan bu egzersizlerin bulunduğu bir katolog isteyebilirsiniz ve bu egzersizleri rahat bir gebelik geçirmek ve rahat bir doğum yapabilmek için mutlaka her gün yapmanızı öneririm. Uzun süreli ayakta kalmalar ve oturmalar artık çok sakıncalı. Her iki durumda da kanın geriye dönüşümü güçleşecek ve venöz damarlarda göllenmeler, dolayısıyla şişmeler başlayacaktır. Bu yüzden oturarak uzun süreli yolculukları önermiyoruz. Otururken de dizleriniz kalçanızın bulunduğu seviyenin üzerinde olacak şekilde ayaklarınızın altına yükseltici bir basamak veya tabure koyabilirsiniz. 

Bebeğinize isim bulabildiniz mi? Bazı aileler çok rahat isim bulurken bazıları için ise bu olay dünya savaşı haline gelebiliyor. Size bir tavsiyem olabilir. Eşinizle birlikte en çok beğendiğiniz 10 ismi bir kağıda yazın sonra bu kağıtları birbirinize verin. Nefret ettiğiniz isimlerin üzerini çizin daha sonra kalanlar hakkında daha sağlıklı düşünebilirsiniz. Artık bundan sonrası çiftlerin biribirini ikna yeteneğine kalmış bir durum size başarılar.

23. HaftaBebeğinizin tırnakları tamamıyla oluştu ve lanuga adı verdiğimiz kılların rengi daha koyulaştı. Bebeğin gelişimi devam etmekte ve doğuma hazırlıklar tüm hızıyla sürmekte. Halen bebeğinizin hareket etmesi içn bol bir alan var ve siz bebeğinizin hareketlerini, minik tekmelerini , karnınızda yükselip alçalan zaman zaman sertleşen bölgeleri gözlemlersiniz. O bölgenin bebeğinizin neresine ait olduğunu anlmaya çalışırsınız. Size ufak bir ip ucu verebilirim, elinize sert gelen yer genellikle kafasıdır, küçük çıkıntılar ise ayaklarıyla rahim duvarınıza dayandığında gözlemlersiniz. En güzeli bu hareketleri artık babasının da görebilmesidir ve ellerini karnınıza koyduğunda tekmelerden o da nasibini alabilir. Bu dönemde bebeğinizin mekonyum denilen ilk dışkısı oluşmaya başlar. Bebeğin vücut gelişimi orantısal olarak daha çok bir insana benzemeye başlar. Minyatür bir insan gibidir. Ağırlığı yaklaşık 550 gramdır. Orta kulaktaki minik kemikler sertleşmeye başlar. Bu haftanın sonunda eğer bebeğiniz doğacak olursa çok iyi bir yoğun bakımla yaşama şansı vardır, bu dönemde doğan pek çok bebek çok iyi şartlarda yoğun bakım takibi altında yaşatılabilmektedir.

23. HaftaBu dönemde bir takım duygusal dalgalanmalar yaşayabilirsiniz, bu son derece normaldir endişelenmeyin. Kendinizi iyi hissetmeye çalışın çünkü bunların sebebi minik bebeğinizin dünyaya gelecek olması. Bu haftadan sonra braxton hicks dediğimiz rahim kasılmaları olabilir, elinizi karnınıza koyduğunuzda hafifi bir sertleşme ve gerginlik hissedebilirsiniz. Bunun sebebi uterus kaslarının doğuma hazırlanmasıdır. Aslında uterus hayatın belirli dönemlerinde kasılmalar yaşar fakat uterus büyüdükçe ve duvarı inceldikçe bunu gebelikte daha çok fark edersiniz. Çoğul gebeliklerde erken doğum riski söz konusudur. Aşağıda belirtilen bulguları fark ettiğinizde doktorunuzu aramanız gerekir;

  • Artmış vajinal akıntı
  • Tekrarlayan uterus kasılmaları ( saatte 4 veya 4'ten fazla kasılma )
  • Kramplar
  • Kesenin yırtılması sonucu suyun gelmesi
  • Pelvisde dolgunluk aşağı bası hissi

24. HaftaBebeğiniz artık tamamıyla gelişimini tamamlamış sayılır. 24. hafta viabilite sınırı olarak kabul edilir. Bunun anlamı bebeğiniz doğduğunda yaşama şansı var demektir. Bu dönemde doğan bebeklerin yaşama şansı çok özel bir yoğun bakımla mümkündür. Bu bebekler haftalar boyu yoğun bakımda kalabilirler. Bu dönemde bebekler kahverengi yağ dokusunu vücudunda depolamaya başlar. Bu kahverengi yağ dokusunun görevi vücudun ısısını 24. Haftakorumaktır. Yenidoğan bir bebek başlangıçta vücut ısısını regüle etmekte güçlük çeker. Erken doğan bir bebeğin problemlerinden biridir. Prematür doğan bebeklerin karşılaştıkları en önemli problem akciğer gelişimidir. Erken doğma ihtimali olan bebekler için doğmadan önce anneye Betamethasone denilen bir steroidin uygulanması gerekmektedir. Erken doğum tehlikesi yaz aylarında daha fazla görülür. Bunun sebebi bu aylarda vücudun su kaybetmesi ve susuz kalmasıdır. Bu yüzden bol miktarda su almaya dikkat edin. Aşağıda anlatılan bulgulardan birini fark ettiğinizde doktorunuzu arayın. 

Erken Doğum Belirtileri;

  • Pelvik bölgede basınç hissi (bebek aşağıdan çıkacak gibi hissetmek)
  • Karında kramplar. (Diare ile birlikte olan veya olmayan)
  • Artmış vajinal akıntı veya vajinal akıntıda değişiklikler.
  • Adet ağrılarına benzer sürekli veya ara sıra gelen ağrılar.
  • Rahimde saatte 5 den fazla veya her 10 dakikada bir görülen kasılma ve kramplar (Kasılmalar esnasında ağrı olmayabilir.)
  • Kırmızı renkte vajinal kanama
  • Ellerde ve yüzde şişmeler (Preeclampsia bulgusu olabilir)
  • İdrar yaparken ağrı (Üriner sisteme ait bir enfeksiyon olabilir)
  • Midede keskin ve devam eden ağrı (Preeclampsia bulgusu olabilir)
  • Ani başlayan veya sürekli devam eden kusmalar (Preeclampsia bulgusu olabilir)
  • Vajinadan berrak bir sıvının gelmesi
  • Bel ağrısı

24. HaftaDoktorunuz bu dönemde ultrason ile serviksi (rahim boynunu ) ölçebilir. Bu ölçüm en sağlıklı transvajinal yolla olur. Bunun sonucu 2,5 cm veya daha az ise o zaman erken doğumu önlemek için size yatak ıstırahatı önerilecektir.

Bu dönemde bebek 600 gram civarındadır. Fundus (uterusun tepe noktası) göbeğinizin üzerindedir. Bebeğinizin hareketlerini bariz bir şekilde fark ediyorsunuz ve hatta uyku düzenini yani ne zaman uyuyup uyandığını bile anlayabilirsiniz.

24-28 haftalar arasında doktorunuz sizden 50 gram glukoz tolerans testi isteyecektir. Bu testin sonucunda gebelikte görülen şeker hastalığı (gestasyonel diabet ) tanısı konulur. 50 gram glukoz tolerans testi aç veya tok karına yapılabilinir. 50 gram glukoz yüklemesi sonrası birinci saatteki kan şekeri değerinin normalde 140 ‘ın altında olması gereklidir. Eğer bu değerin üzerindeyse 100 gram glukoz tolerans testine geçilir. 3 saat aralarla yapılan kan şekeri ölçümlerinde de problem görülürse gebelik haftası ve kilonuza göre kalorisi hesaplanacak olan bir diyet verilecektir. Eğer bunun sonunda kan şekeri değerlerinde düzelme görülmezse insülin iğnelerini kullanılması gerekebilir.

25. HaftaBebeğiniz yaklaşık olarak 750 gram. Kemiklerin ossifikasyonu (katılaşma) devam etmekte ve daha da güçlenmekte. Omurganın 33 halka yapısı, 150 eklem ve 1000 ligament (bağ) oluşmaya başladı. Akciğerlerin kan damarları oluşuyor ve burun delikleri açılmaya başladı.

Büyümekte olan rahiminiz futbol topu büyüklüğüne ulaştı ve belinize, pelvise basınç uygulamakta, sırtınızın alt kısmına ve bacaklarınıza vuran periodik ağrılara sebep olmaktadır. Bunu hissettiğinizde ıstırahat edin ve pozisyonunuzu değiştirin, sıcak bir banyo yapın veya ağrıyan bölgeye buz uygulayın.

25. HaftaBebeğiniz için hazırlıklara belki henüz başlamadınız, belki de çoktan kıyafetleri hazır ve oda takımı alınmış dekorasyon işleriyle uğraşıyorsunuz. Ama hala bebek doğduğunda nereye yatacağı konusu kafanızı karıştırıyor. Bazılarınız bebeğinizi birkaç ay kendi yatağınızda yatırmayı bazılarınız da yatağın yanında beşikte veya yatakta yatırmayı düşünüyor ve böylece bebeğin daha güvende olduğunu hissetmek istiyor. Bazıları da bebeğin kendi odasında yatmasını yanında bir bakıcının bulunmasını veya uyandığından haberdar olmak için monitör veya baby call kullanmayı istiyor ve başlangıçtan itibaren bebeğin tek başına uyumayı öğrenmesi gerektiğini düşünüyor. Kararınızı vermeden önce bütün olasılıkları düşünün ve rahat olun. Bebekle birlikte hayatınız tahmin ettiğinizden çok fazla değişecek. Kimsenin sizi vereceğiniz karadan dolayı suçlu hissettirmesine izin vermeyinm, bu sizin hayatınız ve tamamen sizin vereceğiniz bir karardır.

26. HaftaBebeğinizin damarları şeffaf cildinin altında gözle görülebilir. Sizi ve çevredeki sesleri duyabilir. Düşündüğümüzün aksine uterusun içerisi sessiz bir yer değildir, uzunca bir süredir çevredeki seslerden etkilenmektedir. Sizin kalp atışınızı , sindirim sistemine ait sesleri, diğer vücut hareketlerine bağlı sesleri ve çevreden gelen sizin de duyduğunuz sesleri duyabilir. Hatta ani şiddetli bir ses karşısında bebeğiniz sıçrayabilir. Uterus aynı zamanda ışığı da geçirir ve bebeğiniz karanlığı ve aydınlığı anne karnında ayırt edebilir. Bu dönemde ağırlığı yaklaşık olarak 750-800 gramdır. Bu haftada bebeğinizin akciğerlerinde hava kesecikleri oluşmaya başlar. Akciğerler minik hava keseciklerinin iç yüzeyini saran ve doğumdan sonra nefes alındığında akciğerlerin havayla dolup genişlemesini sağlayan sürfaktan adı verilen maddeyi salgılamaya başlar. Ancak bunun miktarı başlangıçta yeterli değildir. Bu dönmede doğum yapma ihtimali olan anna adaylarına Betamethasone denilen bir steroidin enjeksiyonunun uygulanması gerekmektedir. Akciğerlerin gelişimine katkıda bulunan bu maddenin enjeksiyonunun doğum olmadığı taktirde, erken doğum tehlikesi devam ettiği sürece 34.haftaya kadar her hafta tekrarlanması gerekir. Bu enjeksiyon yapıldığı taktirde 48 saat sonra etki ettiğinin bilincinde olup doğumu mümkün olduğu kadar en az 48 saatten sonra olmasını sağlamak gerekir. Aktif akciğer gelişiminin yanı sıra beyin dalgalarının ses ve ışığa yanıt verdiği yapılan araştırmalarla saptanmıştır.26. Hafta

Gece boyunca tuvalete gitmek için veya su içip açlığınızı yatıştırmak için ufak tefek atıştırmalarla uykunuz sürekli bölünmektedir. Kaliteli bir uyku uyuyamadığınız için ve sürekli bölündüğü için sabahları uykunuzu alamadan uyanıyorsunuzdur. Bu soruna çözüm bulmanın yolları mevcut.Öncelikle uyumak için konforlu uygun bir pozisyon edinmeye çalışın. Rahat bir pozisyonu bulmakta zorluk çekiyorsunuzdur, belinizi ve bacaklarınızı hangi pozisyona koysanız rahatsız olursunuz. Bunun için size vücudunuzu ve bacaklarınızı destekleyecek vücut yastıkları öneririm. Bu vücut yastıklarını kullanırken tek probleminiz yatakta size ve eşinize yeterince yer kalmamasıdır.

Uterusa ait bölgebe ani kasılma ve gevşemeler olduğunda panik olmayın. "Braxton Hicks" kasılmalarını hissediyorsunuz. Ağrı, acı vermeyen adet kasılmalarına benzeyen, düzensiz arlıklarla olan bu kasılmalar normaldir.Bir sat için de 4 den fazla olmadığı sürece endişelenmeyin. Bunlar doğuma hazırlık kasılmalarıdır. Bu dönemde gıdalarınıza dikkat ediyormusunuz? Normal diyetinizde 300 kalori daha fazla almanız gerekmektedir unutmayın. Bunu lütfen hesaplayın ne fazlası ne de azı sizi için yararlı.

27. HaftaTebrikler! Bu haftanın sonunda 2 .trimestri bitirmiş oluyorsunuz. Nefes alırken zorlanmalar hissediyorsunuz. Uterus göğüs kafesinize yaklaştı ve akciğerleriniz yeterince tam kapasiteyle genişleyemiyor. Bu yüzden bebeğinize yeterli oksijen gitmiyor diye endişelenmeyin. Aslında dolaşım sisteminiz gebelik hormonlarının sayesinde daha etkili bir şekilde çalışıyor ve bebeğenize yeterli oksijenin gitmesini sağlıyor ve bütün bunlar gerçekleşirken sizde bir miktar rahatsızlık yaratıyor. Şu ana kadar almış olduğunuz kilonun bir kısmını kan volumu bir kısmını da bebeğin içinde bulunduğu amniotik sıvı oluşturmaktadır. Tabi bu arada bebek ve plesantayı da unutmamak gerekir. Unutmayınızki kan volümü gebelikte % 30-50 oranında artmaktadır. 

Hatırlanması gereken en önemli şey ne kadar kilo aldığınızdan ziyade sağlıklı beslenip beslenmediğinizdir. Tabiki fazla kilo alıyorsanız diyeti azaltmak yararlıdır.

Eğer çalışan bir anneyseniz ne zaman işten ayrılacağınızı ve bebek doğduktan sonra ne zaman işe döneceğiniz konusu kafanızı meşgul etmektedir. Son zamanlarda gerek yaklaşan doğumun heyecanı gerekse dalgınlık nedeni ile çalışan anne adaylarından bazıları yasal hakları olan doğum öncesi iznine ayrılmak ile ilgili işlemleri yaptırmayı unutmakta ya da çok geç kalmaktadırlar. Bunun sonucunda ise yasal izin hakları yanmaktadır. Bazı kurumlarda ise durumdan haberi olmayan anne adayı personel birimi tarafından uyarılmamakta ve sonuçta yine anne adayı mağdur olmaktadır.

Doğum Öncesi İzni

4857 sayılı iş kanunun 74. maddesine göre hamile kadınlar 8 haftası doğumdan önce 8 haftası da doğumdan sonra olmak üzere toplam 16 hafta doğum izni kullanabilmektedirler. Yine doktor raporu ile doğuma 3 hafta kalana kadar çalışabilmekte ve izinlerinin geri kalan kısmını doğum sonrasına aktarabilmektedirler.

Birden fazla bebek bekleyen anne adaylarında ise doğum öncesi izni 8 yerine 10 hafta olarak kullanılabilmektedir.

Yukarıda öngörülen süreler sağlık durumuna göre tabip raporunda belirlenecek miktarda uzatılabilir. Bir yaşından küçük çocukların emzirilmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin kullanımında annenin saat seçimi hakkı vardır.

Doğum Sebebiyle Verilecek Aylıksız İzin

27. Hafta

Doğum yapanlara istekleri halinde 12 aya kadar aylıksız izin verilir.

Önemli Not:

Hamile bayanlar hamileliklerinin kaçıncı haftasında olduklarını genelde doğru hesaplayamıyorlar. Bu nedenle doğum öncesi iznine ayrılmaları gereken zamanı da yanlış planlıyorlar. Gebelik 40 hafta olduğuna göre 8 hafta öncesi 32. haftaya geliyor. Yani 32. haftanın dolmuş olması gerekli. Son adet tarihine göre 31 hafta 5 günlük gebeliği olan bir kadın doğum iznine ayrılamaz. Tüm yaş hesaplamalarında bitirilen yaş dikkate alınır. 31 hafta 5 günlük hamile bir kadının gününün dolmasına daha 1 hafta 2 gün vardır. Bu nedenle izine ayrılma hakkını elde edeceğiniz günü hesaplarken son derece basit bir yöntem uygulayabilirsiniz. Son adet tarihinize göre beklenilen doğum gününe kaç gün kaldığını sayın. Bunun kaç hafta ve kaç güne denk geldiğini hesaplayın.

28. HaftaÜçüncü trimestire hoş geldiniz. Bu haftadan itibaren 36. hafataya kadar doktorunuza 2 haftada bir gitmeniz gerekmektedir. Bu kontroller esnasında doktorunuz uterusun boyunu yüksekliğini, sizin kiolnuzu, kan basıncınızı, kontrol eder. İdrar yolu şikayetlerinizi de göz önünde tutarak idrar yolu enfeksiyonu, şeker ve protein açısından değerlendirmek üzere tam idrar tahlili yaptırmanızı isteyecektir. Gerek karından gerek vagjinal yolla yapılan muayene ve ultrasonla bebeğin geliş pozisyonunu , servikal açıklığı ve vajinal enfeksiyon değerlendirmesini yapar. Yüksek riskli gebelik durumlarında (pre-eclampsia , gestational diabetes, placenta previa..) daha sık ziyaretler gerekecektir. Bu zamana kadar doktorunuzla doğumla ilgili planlar yapmaya başlamadıysanız artık bunu konuşmanızda fayda vardır. Kontrollerinize gitmeden önce aklınıza takılan tüm soruları bir kağıda not etmenizi öneririm. Kafanızda pek çok soru olması son derece normal merak ettiklerinizi, sorularınızı çekinmeden sorun tekrar sorun. Bu dönem bacaklarınızda kramplar, şişme, hemoroid (basur), varisler, ağrılar, ciltte kaşıntı, kuruluk, yemek borusunda yanma ve hazımsızlık belirtilerinin olduğu bir dönemdir. Henüz glukoz tolerans testini yaptırmadıysanız mutlaka yaptırın. 28. Hafta

Çoğul gebeliklerde pelvik bölgede basınç hissi ve bel, sırt ağrıları daha fazladır. Bebeğin rektum ve mesaneye oturduğu hissedilir ve gerçekten onlar oradadırlar. Kendinize çok iyi bakın ve bol bol yardım almaya çalışın. Çoğul gebeliği olanalar bu haftadan itibaren çalışmayı bırakabilirler. Eğer iş yerinde aşırı stres ve fiziksel güce dayalı bir işleri yoksa gün içerisinde en az 6 saat ıstırahat etmeleri şartıyla hafif işlerde çalışabilirler.

Bu dönemde göğüslerinizde kolosturm denilen besin değeri en fazla olan süt salgısı toplanmaya başlar. Bu olmuyorsa bebeğinizi emziremiyeceksiniz anlamına gelmiyor. Doğumdan sonra ilk bir haftada bile yeterli süt gelmeyebilir, merak etmeyin uykunuzu iyi aldığınız sürece ve yeterli sıvı içeren iyi bir beslenmeyle bol bol sütünüz olacaktır. Bu zamana kadar kan grubunuzu öğrenmişsinizdir. Eğer bayanın kan grubu Rh negatif ve baba Rh pozitif ise kan uyuşmazlığından bundan sonra doğacak bebeğin etkilenmesini önlemek için bu gebeliğin 28. haftasında Rhogam denilen bir iğne yapılabilir. Eğer bu haftada yapıldıktan 12 hafta sonra doğum gerçekleşirse doğumdan sonra 72 saat içerisinde bir doz daha tekrarlanması gerekmektedir. 12 haftadan önce doğum gerçekleşirse bu enjeksiyonu tekrarlamaya gerek yoktur. Eğer anne ile baba aynı Rh faktörüne sahipse güvendesiniz demektir.

Bebeğinizin kaşları ve göz kapakları cilt altı yağ dokusunun depolanmasıyla belirginleşmeye başladı. Gözlerini açabilmekte ve göz oluşumunu bütünüyle tamamlamıştır. Eğer bebeğiniz erkekse testisleri büyük bir ihtimalle aşağıya doğru inişe başlamıştır. Bu dönemde bebeğiniz daha tombikleşiyor ve yuvarlak hatlara sahip oluyor bu aralar tam 1 kg gelmektedir ve boyu yaklaşık olarak 35 cm dir. Kilosunun % 2-3 nü vücut yağı oluşturmaktadır.Kas kütlesi de giderek artmaktadır. Bebeğinizle bol bol konuşun çünkü o sizin sesinizi ayırt edebiliyor . Bu hafatadan sonra bebeğiniz doğarsa bebek yoğun bakım ünitesinde yaşamak için iyi bir şansının olduğunu söyleyebiliriz. Akciğerleri havayı soluyabilecek aşamaya gelmiştir. Ama unutmamak gerekirki bebeklerin tam akciğer gelişimi ancak 32 hafta dolduktan sonra tamamalanır.

29. HaftaKendinizi sonsuza kadar sanki hamile olarak kalacakmış gibi hissediyormusunuz? Bu dönemde görülen bacaklarınızda kramplar, şişme, hemoroid (basur), varisler, ağrılar, ciltte kaşıntı, kuruluk, yemek borusunda yanma ve hazımsızlık, nefes alırken zorlanmalar gibi sıkıntılı bulguların geçici sıkıntılar olduğunu unutmayın. Gebeliğin pozitif yönlerine kendinizi odaklamaya çalışın. Bebeğiniz büyürken bir yandan sizin de vücudunuz büyümekte. Gebeliğin geç dönemdeki rahatsızlıklarıyla baş etmenin en iyi yolu;

  • İyi bir postür edinmek (otururken, yatarken ve yürürken sırtınızı dik tutup gerektiği zamanlarda destek kullanmak.)
  • Uygun düzenli bir beslenme
  • Egzersiz
  • Fırsatını bulduğunuz sürece ıstırahat

29. HaftaBebeğiniz doğum günü için çok yoğun bir çalışma içerisindedir. Başıyla vücudu arasındaki oran normale dönmüştür. Cilt altında yağ dokusu toplanmaya devam etmektedir. Beyin ilkel nefes alma hareketlerini ve vücut ısısını ayarlama görevlerini kontrol edebilmektedir. Kemik iliği, kırmızı kan hücrelerini (alyuvarları) tamamıyla üretebilmektedir. Bebeğiniz hergün amniotik sıvı içerisine günde yarım litre kadar idrar çıkarmaktadır. Gözler yuvalarında hareket edebiliyor. Bebeğinizin görme (ışığı fark edebilme), tat, koku duyuları gelişmiştir. Uterus içerisinde nasıl bir tat aldığını merak ediyorum doğrusu! Bebeğinizin hareketlerinde bu dönemden sonra değişikler fark edebilirsiniz, büyük vücut hareketlerinin yanında kol ve bacaklarıyla yaptığı hafif hareketleri de ayırt edebilirsiniz. Bunun yanında ard arda gelen ritmik sıçrama hareketlerini de fark edersiniz. Merak etmeyin bebğiniz sadece hıçkırıyor. Bu dönemde bebeğin kilosu 1160 gram civarındadır ve çoğul gebeliklerde bebeklerin büyümesi tekiz bebeklerle aynıdır.

30. HaftaBu dönemde ve bundan sonra uyurken en uygun pozisyon sol yanınıza yatmanızdır. Büyük atardamar (aorta) ve toplar damar (vena cava) sırtınıza yakın ve sağ tarafta yer alır. Sola yattığınızda bu damarların tıkanmasını önlemiş olursunuz böylece bütün organlarınıza, kol ve bacaklarınıza kan dolaşımı rahat olmaktadır. Uyurken bu pozisyonunuzu sağlamak için daha önce de bahsettiğim gibi gebelik için özel üretilmiş yastıklar veya kendinizin de ayarlayabileceği yastıklarla vücudunuzu destekleyebilirsiniz.

30. HaftaTekiz gebeliklere nazaran çoğul gebeliklerde daha sık görülen pre-eclampsia bulguları açısından dikkatli olmak gerekir. Şiddetli baş ağrısı,ıstırahat esnasında gözün önünde siyah benekler veya şimşek çakar tarzda ışık görülmesi, özellikle yüzde olmak üzere şişmelerin artışı pre-eclampsia işaretleri olabilir.

Küçük bebeğinizin erken lanugo kılları yavaş yavaş kayboluyor, gözler açılıp kapanıyor ve ayak tırnakları uzuyor. Kemik iliği bütün hızıyla alyuvarları üretiyor ve bebeğiniz çevresindeki olan biten her şeyden haberdar. Uterusun içinin karanlık olduğunu düşünürüz ancak gerçekte orda da karanlık ve aydınlık zamanlar oluyor. Bebeğinizin uyuduğu ve uyanık olduğu zamanları ayırt edebiliyorsunuzdur ve sanki siz ne zaman uyusanız o uyanıyor ve hareketleniyor ve aksine siz uyanıkken o uyumayı istiyor!!! Umarım doğduktan sonra onun bu alışkanlığını düzeltebilirsiniz. Ama ilk haftalarda sizi uykusuz geceler bekliyor. Minik yaramazımız bu dönemde 1360 gram ve boyu 37,5cm dir. Çoğul gebeliklerde bu döneme kadar gelişim gayet normalken bu dönmeden sonra büyümeleri bir miktar yavaşlar.

31. HaftaBu haftada bebeğiniz 1500gram dır. Gözündeki iris tabakası ışığa yanıt olarak büyüyüp küçülebilir. Bu dönemde yürürken ve hatta bazen oturuken nefessiz kaldığınızda bebeğinize yeterli oksijen gitmediğini düşünüp endişelenebilirsiniz. Bu doğru değildir. Bebeğiniz yeterince oksijeni plasentadan temin etmektedir. Endişelenmeyin!

Bu dönemde bebeğinizin büyüme hızı bir miktar yavaşlar, beyin gelişimi ise hızlı bir gelişim içerisindedir. Bu haftanın sonunda gelişimini bütünüyle tamalmayabilen en önemli organ akciğerlerdir. Eğer bebeğiniz erkekse testisler skrotuma doğru yol almıştır. İkiz gebeliklerin % 10 u , üçüzlerin % 30 u, tekiz gebeliklerin ise % 1 i bu dönemde doğumla sonuçlanır.

Bu dönemde bebeğiniz büyüdükçe ve daha çok yer kaplamaya başladıkça karnınız büyür ve pelvis kemiklerinde hassasiyet ve ağrılar duyabilirsiniz. Bazılarınızın büyüyen rahimin iç organlarınıza yaptığı bası sonucu mide yanmaları artacakdır. Özellikle yemeklerden sonra bu şikayetinizin fazlalaştığını gözlemlersiniz sık sık ve az miktarda beslendiğinizde bu şikayetlerinizin bir miktar azaldığını göreceksiniz. Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç kullanmayın. Unutmayın ki bütün bu rahatsızlıklarınızın sebebi bebeğinizin büyümesi ve güçlenmesi, bunu düşünmek belki sizi biraz rahatlatacaktır. Gebelikte relaxin adı verilen bir hormon salınmaktadır ve rahat bir doğum yapabilmeniz için pelvis eklemleriniz gevşer, daha oynak bir hal alır. Bu da sizin paytak paytak yürümenize sebep olur. Merak etmeyin bu geçici bir durumdur. Doğumdan sonra her şey normale dönecek.Bazı bayanlar gebelikteki bu sıkıntılı durumları çok hafif bir şekilde geçirirler. Bu, vücudunuz doğuma yeterince hazırlanamıyor anlamına gelmez. Ağrıya kişinin toleransı, egzersiz gibi pek çok faktöre bağlı bu durum değişir.

Bebeğinizin kemikleri büyüdükçe ve güçlendikçe kalsiyum ihtiyacınız artar. Diyetinizde süt ve sür ürünlerine yeterince yer veremiyorsanız doktorunuz gerekli gördüğü takdirde kalsiyum içeren preparatları günlük besinlerinize ilave edebilir.

32. HaftaBebeğinizin hareketleri bu haftada en üst seviyeye ulaşır. Size kolay gelsin!! Onun gün içerisindeki hareketlerini saymaya çalışın. Bu haftadan sonra hareketlerin kuvveti ve sayısı değişecektir. Kilo artışı inanılmaz derecede artmaktadır. Şu sıralarda bebeğiniz 1700 gram ve boyu da 40 cm civarındadır. Uterus içerisindeki bebeğinizin yüzündeki kırışıklıklar giderek azalmaya başlar ve başındaki saçlar daha çok artar. Erken gebelik döneminde doğan bebeklerde karşılaşılan en büyük sıkıntı meme emmesinde ve beslenmesinde yaşanır. Bu durum özellikle 1500 gramın altında doğan bebekleri etkilemektedir. Bebeğin iyi emmesi nöromüsküler yani sinir-kas gelişiminin iyi bir göstergesidir. Bebeğinizin şu an beş duyusu da tam anlamıyla gelişmiştir. 32. Hafta

İkiz bebeklerin kilo alımı tekiz bebeklere oranla belirgin bir şekilde yavaşlamıştır fakat dışarıdan bakıldığında 32. haftadaki ikiz gebelik 40 haftalık tekiz gebelikle aynı görünümü verir. Üçüz bebeklerin çoğunluğu ise bu haftada doğarlar. Doğum sonrası iyi bir bebek bakıcısı yardımı almaları gerekmektedir.

Bu haftadan itibaren doktorunuzu 2 haftada bir ziyaret ediyor olmalısınız. Mide yanması, nefes almakta zorluk, hazımsızlık, kabızlık şikayetleriniz yakanızı bırakmıyor. Bol miktarda su içmeye özen gösterin, sık sık az miktarda beslenerek kabızlık sorunu için bol lifli gıdalar tüketin.

33. HaftaBu dönemden itibaren haftada yaklaşık 450 gram kilo alırsınız. Çoğul gebeliklerde mideye çok fazla yer kalmadığından dolayı iştahta azalma olabilir. Hafif ödem olması son derece normaldir, fakat ödemde ani artış (2-3 gün gibi kısa dönemde artış, özellikle yüzde ödem olması), şiddetli baş ağrısı,ıstırahat esnasında gözün önünde siyah noktalar veya parlak ışık belirmesi, karın ağrısı, bulantı, kusma görüldüğü taktirde mutlaka doktorunuzu arayın. Ödem, yüksek tansiyon ve idrarda protenüri ile karakterize pre-eclampsia gelişiyor olabilir. Diğer bir deyimle halk arasında gebelik zehirlenmesi diye bilinen bu durum son derece ciddi bir gebelik komplikasyonudur.

Artık bebeğiniz hareketleri içerisinde dirsek ve dizine ait hareketleri ayırt edebilirsiniz. Ritmik ani hareketleri yaptığında sakın endişelenmeyin, merak etmeyin sadece hıçkırıyor. Eğer erkek bebek bekliyorsanız doğduğunda bebeğinizi sünnet ettirip ettirmeme konusunu düşünebilirsiniz. Bazı aileler bebeğin yeni doğduğu sırada sünnete ait sıkıntıları minimum yaşadığını düşünüp bu işlemi doğum sonrası daha hastaneden ayrılmadan halletmeyi tercih etmektedir. Bazı aileler ise sünneti çocuğun hatırlayabileceği bir yaşta düğünle birlikte yaptırmayı tercih etmektedir. Bu tamamen sizin kararınız olmalı aile büyükleri genellikle torunlarının sünnet düğününü görmek isteyeceklerdir. Bir doktor olarak benim fikrim bebek doğduğunda yeni doğan döneminde bunu yaptırmanızdır. Çünkü bu dönemde bebeklere anesteziye bile gerek kalmamaktadır, çünkü bebekler bu yapılan işlemi hissetmezler ve önceden ne olacağını haliyle bilmedikleri için korku duymazlar. Bu işlemin lokal yolla, çocuğun gözleri önünde yaptırılması bir cesaret örneği olarak değerlendirilmemeli. Yenidoğan döneminde yaptırmayı düşünmüyorsanız mutlaka bir pedogok ile hangi yaşta sünneti yaptırmanız konusunu mutlaka konuşun. Uygun sünnet yaşı ile ilgili tartışmalar sürmekle beraber, kastrasyon fobisinin yaratacağı olumsuzluklardan etkilenmemek için 3-6 yaşlar arasında sünnetten olabildiğince kaçınılması tavsiye edilir. Çocukta ciddi psikolojik yaralanma oluşturan bu yaşlardan önce veya sonra sünnet yapılabilir.

Artık bebeğinizin akciğerlerin içindeki minik hava keseciklerini kaplayan ve doğum sonrası bebek nefes aldığında bu keseciklerin havayla dolmasına yardımcı SÜRFAKTANI var. Bu haftadan sonra bebeğiniz doğduğunda prematüritenin apne (solunumun kısa süreli durması) sorunu daha az olacaktır. Bu dönemde bebeğiniz yaklaşık 1800 gramdır.Uterus içerisinde yaklaşık 1 litre amnios mayi mevcuttur. Gebelik süresince amnion mayinin en fazla olduğu dönem bu dönemdir ve doğuma kadar bebeği dış etkenlerden koruyacaktır. Bu sıvı statik yani sabit bir sıvı olmayıp sürekli emilir ve yeniden yapılır. Amniyon sıvısının kaynağı temel olarak bebeğinizin akciğerleri ve böbrekleridir. Hamilelerin %7'sinde amniyon sıvısının miktarında normalden sapmalar gözlenir. Çok az ya da çok fazla sıvı olması bazı problemlerin belirtisi ya da sonucu olabilir.

Bu haftadan itibaren yasal olarak doğum iznine ayrılabilirsiniz.

34. HaftaBebeğiniz büyümeye devam ediyor. Bu haftada 2000 gram ve boyu 42,5 cmdir. Plasentadan salınan hormonlar göğüslerinizde süt salgısını aktive etmeye başlamıştır. Bebeğinizin günde yarım litre idrar çıkardığını biliyormuydunuz! Bebeğiniz doğmuş bir bebekte olduğu gibi gözlerini uyanınca açar ve uyuduğunda da kapatır. Minik, keskin tırnakları parmak uçlarına kadar uzamıştır. Doğumdan sonra ilk birkaç günde bunları kesmeniz gerekebilir.

İkiz gebeliklerin % 50 sinde 34-37 haftalar arasında doğum gerçekleşir. Bebeklerinizin içerideki pozisyonunu biliyormusunuz? İkizlerin % 50 sinden azında her iki bebekte baş geliştir, %40ında ise biri baş biri makat geliştir.Bazen biri veya ikisi transvers (annenin karnında enine duruş pozisyonu) olabilir. Bebekler büyüdükçe hareket etmeleri zorlaşacaktır. Doktorunuz bebeğinizin geliş pozisyonunu ultrasonda belirleyecektir ve doğum planları buna göre yapılacaktır. 


34. HaftaYandaki resimde 34 haftada doğmuş bir prematür bebek görmektesiniz.


Vücudunuz doğuma giderek daha fazla hazırlanmaktadır ve braxton hicks kasılmaları giderek artmaktadır. Doğum hakkında biraz bilgi sahibi olmaya ne dersiniz?

Doğum Başlıca 3 Aşamada Gerçekleşir:

1. Aşama

Hafta Hafta GebelikBu evre de 2 dönemden oluşur.

Latent Dönem: Bu dönem sıklığı ve şiddeti giderek artan düzenli rahim kasılmaları ile başlar ve rahim ağzının 3 - 4 cm açılması ilesona erer. Kasılmalar 15 - 30 saniye sürer ve 15 - 20 dakikada bir gelir. Enuzun aşamadır; 2 - 6 saat sürebilir.

Aktif Dönem: Rahim ağzı açıklıpı 4cm'den tam açılma (10cm) dönemine kadar süren evredir. Kasılmalar daha güçlüdür. 3 - 4 dakika aralıklarla 40 - 60 sn süren ağrılar olur. Bu dönemin sonuna doğru kasılmalar 2- 3 dakikada bir 60 - 90 saniye sürer.

2. Aşama

Hafta Hafta GebelikRahim ağzının tam açık olmasından bebeğin doğumuna kadarolan dönemdir. Bu dönemde bebeğinizi derin bir nefes alıp tüm gücünüzle dünyaya doğru itersiniz. Daha önceden doktorunuz tarafından bilgilendirildiyseniz ve bu konuda eğitim aldıysanız doğru bir zamanda, doğru bir şekilde bebeğiniziitersiniz. Aksi takdirde panik yapıp bebeği doğurmak için gereksiz eforsarfedip hem çabuk yorulursunuz, hem de bu doğum eylemine aktif bir şekildekatılamazsınız.

Bu dönemde bebeğinizin rahat doğması için ve sizin dokularınızda hasar olmasını önlemek için perine bölgesine epizyotomi denilen küçük bir kesikuygulanabilir.

Bebeğinizin saçlarını doktorunuz görüyor. Siyah galiba, biraz da ıslak. Son bir ıkınmayla bebeğinizi dünyaya getirirsiniz. Bebeğinizinağzı, burnu daha vücudu çıkmadan silinir (sekresyonları aspire etmemesi için), tüm vücudu doğunca da göbek bağı klemplenir ve kesilir. Artık siz degörebiliyorsunuz küçük yumurcağı. Avazı çıktığı kadar ağlıyor. Bu çok iyi, akciğerlerindeki tüm salgıları atıyor. Bazı bebekler biraz yorgun doğabilir, sakın endişe etmeyin, onlar çok kısa sürede toparlarlar.

3. Aşama

Hafta Hafta GebelikArtık sevgili bebeğinizi kucağınızda tutuyorsunuz. Bu aradada plasentanın rahimden ayrılıp dışarı atılması için sizden biraz ıkınmanızı isteyeceklerdir. Bu evre 5 - 30 dakika sürebilir ve sonunda tatlı bir yorgunluk, rahatlama ve mutluluk. Dünyanın en güzel duygusu olsa gerek. Doğumdan haftalar sonra da braxton hicks kasılmalarını duyarsınız, çünkü rahmin tekrareski halini alıp küçülebilmesi için kasılması gerekir.

 

35. HaftaBu haftadan sonra doktorunuz rahim ağzı açıklığı (dilatasyon) ve yumuşamasını (efasman) değerlendirmek için ve bebeğin gelen kısmının hangi seviyede olduğunu tesbit etmek için vajinal muayene ile takip edebilir. Rahim ağzı (serviks) tam açıldığında açıklık 10 cmdir. Doğum yaklaştıkça hem bebek büyüdüğü için rahatsızlıklara bağlı hem de doğum heyecanı ve endişesi ile gece uykuya dalmakta güçlük çekebilirsiniz. 45 dakikada bir tuvalete gitmekten ve yattığınızda bel ağrısından dolayı bir türlü uyuyamamaktasınız. Gece yatmadan önce belinizi rahatlatacak gebeler için hazırlanmış özel bel egzersizlerini yapmaya çalışın, yan yatmaya çalışın ve karnınızı bir gebelik yastığı ile destekleyin ve belirli bir saatten sonra sıvı alımını kısın. Günlük su ihtiyacınızı gün içinde almaya çalışın.

Bebeğiniz bu dönemde yaklaşık 2.3 kilogramdır. Vücudundaki cilt altı yağ depolanması artık kol ve bacaklarında da olmaya başlamıştır. Bütün organları gelişimini hemen hemen tamamlamıştır. Artık son rötuşlar yapılıyor. Bu haftadan sonra artık erken doğum sancılarınız başlasa bile doktorunuz durdurmaya çalışmayacaktır. İkiz gebeliklerin %35 i,üçüzlerin % 80 i ve tekizlerin %5i bu haftada doğarlar.

36. HaftaBu dönemden itibaren doktorunuzu artık haftalık görmeye başlarsınız. Bebeklerin çoğu baş aşağı pozisyondadır, %4 ü ise makat geliştir. Hemen panik olmayın doğuma kadar bebeğiniz belki baş aşağı pozisyona dönebilir. Dönmediği taktirde ilk gebeliklerde  sezaryen ile doğum yapmanız gerekebilir. Şu ana kadar yaklaşık 11-14 kilogram almışsınızdır. Bu dönemde günde yaklaşık 2400 kalorilik bir diyetinizin olması gerekir. Bu haftanın sonunda bebeğinizin başı doğum kanalına doğru indiği için (angajman ) karnınızın üst kısmında rahatlama hissedersiniz. Mide şikayetleriniz bir miktar azalır ve midenizdeki bası ortadan kalkacağı için iştahınız da artabilir. Aynı şekilde akciğerlerinizdeki baskı da ortadan kalkacağı için nefes alıp vermeniz kolaylaşır. Bütün bunların yanında gebeliğin ilk zamanlarında olduğu gibi bebeğiniz tekrar idrar torbasına baskı yapacağı için idrar şikayetlerinide artma olabilir. 36. Hafta

Bebeğinizin kilosu yaklaşık olarak 2.7 kilogram ve boyu 45 cmdir. Cilt altı yağ dokusu diz, dirsek, el bileğinde toplanıp gamze ve pililer oluşturur ve boynundaki gıdığını öpmeniz için size hazırlar. Diş etleri de artık sertleşmeye başlamıştır.

37. HaftaBebeğiniz artık her an gelebilir. Hastane çantanızı hazırladınızmı? Bu haftayı tamamladığınızda artık bebeğiniz termde yani miadını doldurmuş olarak değerlendirilir ve doğum başladığında doğumu durduracak herhangi bir şey yapılmaz. Bu dönemden itibaren günde yaklaşık 20-30 gram kadar alır. İkiz bebekler bu haftada miadını doldurmuştur ve lanugo tüycükleri kaybolmuştur. Amnion sıvısına göre bebeğin hacmi fazla olduğu için artık bebeğin hareket etmesi çok rahat değildir. Bebeğiniz amnion sıvısını ciğerlerine çekerek nefes alma egzersizleri yapmaktadır ve bunu yaparken bazen hıçkırık tutabilir. Yakalama reflexi artık çok iyi gelişmiştir hatta bazen anne karnında göbek kordonunu yakalayıp sıkıca tutabilir. Herhangi bir37hafta2.jpg taraftan ışık geldiğinde o yöne doğru döner.

Son haftalarda amniyon zarı her an açılabilir ve sularınız gelebilir. Bazen bardaktan boşalırcasına hızlı ve fazla miktarda olan bu olay bazen de çok yavaş olabilir. Hatta kendinizi idrar kaçırırmış gibi hissedebilirsiniz. Miktarı ne olursa olsun sularınızın geldiğini düşünüyorsanız zaman kaybetmeden doktorunuzu aramalı ya da hastaneye gitmelisiniz.

38. HaftaZaman zaman bacaklarınızda vajene doğru hafif elektrik çarpmasına benzer hisler olabilir. Bunun nedeni bebeğiniz hareket ederken uterusun çevresindeki sinirlere dokunmasıdır. Bu dönmede belinize ve kasık bölgesine vuran yalancı doğum ağrıları düzensizdir. Gerçek doğum ağrıları rahimin tepesinden başlar ve tüm rahime yayılır, çok daha güçlüdür ve ağrının şiddeti pozisyon değiştirmekle geçmez.

Bebeğiniz günde otalama 28 gram alır fakat annenin kilo alım hızı yavaşlamıştır. Bu haftada bebeğinizin baş çevresi ile karın çevresi ölçümleri birbirine yaklaşmıştır. İçinde bulunduğu amnion sıvısını ve bu sıvının içerisindeki tüy ve deri artıklarını yutar. Bebeğin barsaklarında mekonyum adı verilen ilk dışkı birikmeye başlar. Bu ilk barsak hareketidir ve bebek sıkıntıya girdiğinde ilk olarak kakasını yapar.

39. HaftaSon haftaya girildiğinde bebeğinizin cildini kaplayan verniks adı verilen kremsi madde ve lanugo adı verilen tüyler de büyük ölçüde dökülmüştür. Akciğerler gelişmiştir ve sürfaktan üretimi giderek artmaktadır. Amniotik sıvı yapımı doğumda dahi devam etmektedir ve her 3 saatte bir yenilenir. Barsaklarda biriken mekonyum siyah katran gibidir ve onu temizlemek kolay değildir. % 30 oranında bebekler anne karnındayken dışkısını amnion sıvısı içine yapabilirler ve bebekler bunu yuttuğu zaman problem olabilir. Doğum esnasında bebeğin başı çıkar çıkmaz ağzı ve burnu iyice temizlenmelidir. Bu dönemde oksijen ve besin maddelerini taşıyan bebekle aranızdaki göbek kordonunun boyu yaklaşık 50 cm kadardır. Bazı kişilerde bu kordonun boyu daha uzun veya kısa olabilir. Çok uzun olması bebeğin vücuduna fazla dolanabilir veya çok kısa olduğu durumlarda ise normal doğumda problem yaratabilir. Bebeğinizin ağırlığı 3000 gramın üzerindedir ve artık rahim içerisinde hareket edecek pek fazla yeri yoktur. Bebeğiniz pelvise iyice yerleştiği ve irileştiği için dengenizi sağlamakta güçlük yaşayabilirsiniz. 39. Hafta

Sizden geçen antikorlar bebeğinizi doğum sonra en az 6 ay süreyle enfeksiyonlara karşı koruyacaktır

Bu günlerde her an doğum başlayabilir. Doğumun başladığını anlamak çok kolay değil, aşağıdaki belirtlerden bir veya bir kaçını fark ettiğinizde doğum için hazırladığınız çantanızı alıp panik yapmadan hastaneye gitmenizi öneririm.;

Hafif kanlı mukuslu bir akıntı doğumun ilk belirtilerinden biridir.Halk arasında nişan adı verilen bu mukus tıkacı gebelik boyunca rahim ağzını tıkayarak bebeği dış etkenlerden, enfeksiyondan korur, rahim kasılmaları ile beraber bu mukus tıkacı atılır ve bir miktar rahim ağzı yumuşaması ve genişlemesi sonucu kanlı sümüksü bir akıntı şeklinde hissedersiniz "nişan gelmesi" Nişan doğumdan birkaç hafta önce gelebileceği gibi sadece bir kaç saat önce de gelebilir.

Su kesesini açılmasına bağlı çamaşırınızda hafif ıslanma veya bacaklarınızdan aşağı ani bir sıvı boşalması olabilir.

Dışkı kaçırma, İştahın artması, kilo kaybı doğuma yaklaştığınızı gösterebilir.

40. HaftaBüyük bir ihtimalle % 96 lık baş gelişi olan gebeliklerden birisiniz ve bebeğinizin başı pelvise oturmuş durumda. Henüz bağışıklık sistemi oluşmamıştır, plasentadan geçen antikorlar onu mikroplara karşı korumaktadır. Doğduktan sonra da anne sütünden geçen antikorlar onu dış etkenlerden koruyacaktır. Bebeğiniz muhtemelen 3 kilonun üzerinde doğacaktır. Plasentanın ağırlığı bebeğin ağırlığının sekizde biri ve göbek kordonun boyu ise bebeğinizle aynı uzunluktadır. Bebeğinizin vücudundaki lanugo kılları tamamen kaybolmamıştır. Kısmen vücudunun katlantı yerlerinde, 40. Haftaomuzlarda ve kulaklarında bu tüycükleri görebilirsiniz , bunlar daha sonra kaybolurlar. 

Doğumdan hemen sonra doktorunuz bebeğinizi kucağınıza verecektir. Dünyanın en güzel şeyi artık kollarınızda. Buruşuk yüzünün ve vücudunun üzerinde onun nemini ve ısısını koruyacak olan mumsu bir yapıya benzer vernix caseosa denilen krem tarzı maddeyi fark edebilirsiniz. En güzel kozmetik ürün diyebilirim.

40. HaftaBirazdan misler gibi yıkanıp giydirilip annesinin sütünü emmesi için yanınıza getirilecek. Bu esnada sizin rahiminizden plasenta alınıp epizyo dikişleriniz atılırken siz de dinlenirsiniz. Plasenta alındıktan sonra uterusunuz tekrar kasılıp toparlanmaya çalışır, bu esnada hafif bir karın ağrısı hissedersiniz. Bebeğinizi emzirirken göğüs ucunun uyarılması ile rahiminizde kasılmalar olur. Böylece emziren annelerin rahimi kısa sürede toparlanır ve kanama da kontrollü olur. Doğanın mucizeleri bitmiyor değil mi? Doğurduğunuz küçük mucizeniz sizi bir ömür boyu şaşırtmaya, hayretler içinde bırakmaya devam edecek.

TEBRİKLER!!!! Artık çekirdek aile oldunuz , bebeğinizle birlikte size sevdiklerinizle birlikte mutlu, sağlıklı, uzun ömürler dilerim. 40. Hafta

40 hafta dolmasına rağmen henüz doğurmadıysanız bu hafta sizin için uzun bir hafta olacak. Bebeğinizin doğum tarhini hesaplarken bunun bir tahmin olduğunu akıldan çıkarmayın ve rahat olmaya çalışın kendinizi gevşetin. 42 hafta dolana kadar miad aşımı olduğunuzu düşünmeyin. Bir de 23 ay gebeliği süren zavallı filleri düşünün!! 

Bu haftadan sonra doktorunuz sizi 3 günde bir görmek isteyecektir. Her kontrolde utrason ile bebeğinizin su miktarı ve pasentanın yaşlanma belirtileri değerlendirilir. Ayrıca dopler USG ile bebeğinize giden kan miktarı ölçülür. Ayrıca bu kontrollerde NST (non stres test ) denilen bir testle bebeğinizin kalp atışları incelenir ve bebeğinizin yeterli oksijen alıp almadığı ve sıkıntıya girip girmediği değerlendirilir. Bu arada doktorunuz sizden bebeğinizin gün içindeki hareketlerini saymanızı ister. Günde 10 ve altında hareketleri olduğunda doktorunuzu bundan haberdar etmeniz gerekmektedir.

Evrimin en üst basamağında bulunan insan, unipardır. Türlerin yavru sayıları, evrimin basamağındaki yerlerine göre, ters orantılıdır. En aşağı basamakta, yavrusayısı fazla, yukarı basamaklara çıktıkça giderek azalmakta ve insanda bir tek yavru ile (unipar'lık) sonuçlanmaktadır. Bu nedenle çoğul gebelik insan türünd ebir gerilik olarak yorumlanmaktadır.

Sıklık:

Sıklık olan Hellin (1985) tarafından, metamatik bir formüle bağlanmıştır. Bu formül hâlâ geçerlidir. Bu formüle göre: 

  • Her 85 doğumda 1 ikiz gebelik
  • Her 85 doğumda 1 üçüz gebelik (1/7225)
  • Her 85 doğumda 1 dördüz gebelik (1/614125)
  • Her 85 doğumda 1 beşiz gebelik (1/52200625)

Son yıllarda tüp bebek, mikroenjeksiyon ve asılama gibi tedavilerden sonra çoğul gebeliklerde belirgin artış olmuştur. Doğal yollarla ikiz gebelik olma ihtimali 1/85 iken Tüp bebek uygulamalarında 3 adet embriyo transfer edildiğinde üçüz olma ihtimali %20 civarında, ikiz gebelik olma ihtimali ise %50 civarındadır. 2 adet embriyo transfer edildiğinde ise ikiz gebelik olma ihtimali  %30 civarındadır.

İkiz Gebelik ;

İkiz gebelik iki şekilde olur.

  • Tek yumurta ikizleri (monozigot) 
  • Çift yumurta ikizleri (dizigot)

Plasentayı oluşturan zarlar dıştaki koryon, içteki ise amnion zarıdır. Monokoriyonik ikizler yani tek bir plasentası olan ikizler her zaman tek yumurta ikizidir. Cinsiyetleri farklı olan ikizler her zaman çift yumurta ikizidir. Tek yumurta ikizlerinde cinsiyet daima aynıdır.

Çift Yumurta İkizleri

Dizigot ikizler yumurta çatlama döneminde birden fazla sayıda yumurta hücresinin atılması ve bunların birden fazla sperm ile döllenmesi sonucu oluşurlar. Genetik olarak aslında ikiz değillerdir. Sadece aralarında yaş farkı bulunmayan kardeşlerdir.Çoğul Gebelik


Çoğul gebeliklerin kesin tanısı ultrasonografi  ile konur. Son adet tarihinden itibaren 6.haftada rahim içerisinde birden fazla gebelik kesesi ayırdedilebilir.

Bu dönemde iki kese hatta iki fetus saptanmasına rağmen daha sonraki kontrollerde ikinci fetus görülmeyebilir. Bu duruma "vanishing twin" yani kaybolan ikiz denmektedir. İkiz başlayan her gebelik ikiz doğumla sonuçlanmaz!. İkiz olarak başlayan bir gebelikte bebeklerden birinin kaybolmasını engellmek için yapılabilecek herhangi bir tedaviya da korunma yöntemi yoktur, bu dönemde kaybolan, hayatını idame ettiremeyen bebeğin diğerine hiçbir zararı olmaz.

Tek Yumurta İkizleri

Monozigot ikizler ise bir yumurta ve bir sperm ile döllenmiş embriyonun ikiye ayrılması ile oluşurlar.Çoğul Gebelik

4. - 8. günler arası gerçekleşen bölünmelerde iki bebek, iki amniyon ve tek koriyon olur (diamniyotik monokoriyonik). Çünkü bu dönemde plesenta oluşmuştur. En çok görülen ikiz gebelik türü budur (%20 sıklıkta).Çoğul Gebelik

8. gün olan bölünmeler iki bebek, tek bir amniyon ve tek bir plesenta meydana getirirler (monoam niyotik monokoriyonik). %1 sıklıkta görülür.Çoğul Gebelik

Bu dönemden sonra olan bölünmelerin sonucu ise yapışık ikizler gelişir (siyam ikizleri).Çoğul Gebelik


Riskler

  • Çoğul gebeliklerde salgınalan hormon miktarı fazla olduğundan bulantı ve kusmalar daha fazla görülür ve anemi (kansızlık) daha derin olur. Hamile kadının besin ihtiyacı tekil gebeliklere göre 300 kalori/gün daha fazladır. Çoğul gebelikler hem anne hem bebek için tekil gebeliklere oranla daha risklidir. Bu riskler;
  • Erken doğum ve buna bağlı olarak prematürite söz konusudur. Prematur bebeklerde bazı komplikasyonların görülme sıklığı çok daha fazladır. Yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde takibi gerekebilir. Ortalama doğum haftası;
    • İkiz gebeliklerde 36 hafta, 
    • Üçüz gebeliklerde 33 hafta
    • Dördüz gebeliklerde 29-31 haftadır.
  • Gebelik sırasında preeklampsi
  • Gebelik diyabeti olasılıkları artar.
  • Anormal plasenta yerleşimi
  • Doğum sonu kanama olasılığı daha fazladır. 
  • Rahim içinde bebeklerin sıkışmasına bağlı olarak el ve ayaklarda duruş bozuklukları görülebilir.
  • Çoğul gebeliklerde diskordan büyüme (bebeklerden birinin daha az gelişmesi) sık görülür.
  • Çoğul gebeliklerde doğum genellikle sezaryen ile olur. Doğum sonrası kanama olasılığının artması nedeniyle çok iyi takip edilmesi gerekir

.Çoğul Gebelik

Ense kalınlığı:

Gebeliğin 2. ve 3. trimestrinde bebeğin ensesinin arkasında anormal sıvı birikimi iki şekilde olur.

  • Nukal Kistik Higroma
  • Nukal Ödem

        İkili Test - Ense Kalınlığı Ölçümüİkili Test - Ense Kalınlığı ÖlçümüNukal Kistik Higroması olan bebeklerin %75'inde kromozomal bir anomali görülür ve bu anomalilerin %95'i Turner sendromudur.


        Nukal Ödemi olan bebeklerin 1/3'ünde kromozom anomalisi görülür, bunların da %75'i trizomi 21 veya 18'dir. Ödem aynı zamanda kardiovasküler, pulmoner defektler, iskelet displazileri, konjenital enfeksiyon ve metabolik, hematolojik hastalıklara eşlik eder ve dolayısıyla nukal ödemli olup normal kromozoma sahip bebeklerin prognozu kötüdür.İkili Test - Ense Kalınlığı Ölçümü

         


        İlk trimestrde ense kalınlığı ölçümü önemli bir ultrasonografik bulgudur. 2.trimestrde nukal kalınlık ortadan kalkar, çok azvakada nukal ödem veya kistik higroma gelişebilir.

        Nukal (ense) Kalınlık Ölçümü:

        Ense kalınlığı ölçümünün doğru bir şekilde yapılabilmesi için fetal crown - rum plength "CRL" (bebeğin baş - popo mesafesi) minimum 45mm ve maksimum 84 mm olmalıdır. Fetal nuchal translucency ölçümü için en uygun zaman 11 - 13 + 6 hafta arasıdır. Bu dönemde yapılan ölçümlerin başarısı %98 -100'dür, bu oran 14. Hafta ve sonrasında %90'a düşer.İkili Test - Ense Kalınlığı Ölçümü


        Nukal kalınlık ölçümü %95 vakada transabdominal ultrason ile başarı ile uygulanabilir, gerektiği durumlarda transvaginal ultrason tercih edilebilir. Bunun doğru bir şekilde yapılması için ölçümü yapan kişinin deneyimli olması gerekir.

        Transabdominal ve transvaginal ölçümler arasında birbiriyle benzer sonuçlar elde edilmiştir, ancak transvaginal uygulamanın daha iyi bir metod olduğu düşünülmektedir. 

        NORMAL                                                                     ANORMAL
        İkili Test – Ense Kalınlığı Ölçümü


        Fetal pozisyon ölçüm yapılırken durumu güçleştirebilir. Fetusun CRL sini doğru bir şekilde ölçebilmek için iyi bir sagital kesit yakalanması gerekmektedir. Ultrason cihazının iyi bir büyütmeye sahip olması ve 0,1mm ye kadar hassas kalibrasyonun olmalıdır. Fetusa ait deri tabakası ile amnion zarının çok iyi bir şekilde ayırt edilmesi gerekmektedir. Çünkü her ikisi de ince zar olarak görülür. Bunu başarmak için de fetusun hareket edip amniotik zardan uzaklaşmasını beklemek gerekir. Veya fetusun hareket etmesini sağlamak için anneye öksürmesi söylenir veya annenin karnına hafifçe dokunulur. Servikal omurgayı örten yumuşak doku ile cilt arasındaki maksimum kalınlık ölçülür. İnceleme esnasında birden fazla ölçüm yapmak gerekir ve bunların en kalını kayda alınmalıdır. Ense kalınlığı ölçümü fetus nötral pozisyondayken yapılmalıdır. Fetusun başını arkaya attığı extensiyon pozisyonunda ölçüm 0,6mm fazla , fetusun başını öne eğdiği flexion pozisyonda ise 0,4mm eksik olabilir. %5-10 vakada göbek kordonu fetusun boynunun çevresinde olabilir ve ense kalınlığı ölçümünü 0,8 mm kadar artırabilir.

        İkili Test – Ense Kalınlığı Ölçümü

         

        Fetal ense kalınlığı CRL (bebeğin boyu) ile uyumlu olarak artar. Yüzbin gebeliğin incelendiği bir çalışmada, 11.haftada ölçülen ortalama ense kalınlığı 1,2 mm den, 13+6 haftada 1.9mm ye yükselmiştir. Genel olarak ense kalınlığı (NT) 3mm den fazla olduğunda patolojik olarak kabul edilir. Ense kalınlığı ölçümünde ultrasonografi yapılırken dikkat edilmesi gereken diğer bir durum da bebeğe ait nazal yani burun kemiğinin gözlenmesidir.


        11-14 testi temel olarak iki ayrı incelemenin birarada değerlendirilmesi ile yapılır. Bunlar;

        • Fetusun ense kalınlığı ölçümü. 

        Anneden alınan kan örneğinde gebelik hormonu olan beta-hCG'nin serbest kısmının (free beta-hCG) ve PAPP-A (gebeliğe özgü plazmaproteini-A, pregnancy associated plasma protein-A) adı verilen bir diğer proteinin ölçülmesidir .

        Bu ölçümler tek başlarına yapıldığında duyarlılıkları düşükken bir arada değerlendirildiklerinde başarı şansı %90'a kadar çıkmaktadır.

        • PAPP-A ve SERBEST Beta-hCG Testi

        PAPP-A sadece gebeliğe ait olan bir tür proteindir ve gebelik ilerledikçe kandaki seviyesi artar. HCG ise yine sadece gebelikte salgılanan bir hormondur ve belirli bir aşamadan sonra bu kimyasal maddelerin belirli gebelik haftalarında belirli düzeylerde olması gerekir. Yapılan araştırmalarda anomaliye sahip bebeklerde PAPP-A düzeyinin normalden daha az, serbest beta-hCG düzeyininin ise daha fazla olduğu görülmüştür. Gebeliğin 11-14. haftalarında alınan kan örneğinde ölçülen bu iki kimyasal maddenin düzeyleri bir bilgisayar programına girilir ve program bir risk tahmininde bulunur. Parametreler arasına fetal ense kalınlığı da eklendiğinde tahminin başarılı olma şansı çok daha yüksektir.

        Gebelikte Yüksek Tansiyon Kan dolaşımının sağlanması için bir basınç gereklidir. Bu basıncın normalden fazla olmasına hipertansiyon (Yüksek Tansiyon) denir. Kan basıncı ölçülürken 2 kan basıncı değerine bakılır

        • Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı)
        • Küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı)

        Kalbin kasılması sırasında ölçülen kan basıncı, büyük (sistolik) tansiyon, kalbin gevşemesi esnasında ölçülen kan basıncı ise küçük (diyastolik) tansiyondur. Sağlıklı erişkin bir insanda sistolik basınç 120 mm.Hg (civa), diastolik basınç ise 80 mm. Hg (cıva) basınç civarındadır. Hipertansiyon tanısı için büyük ve küçük tansiyondan birisinin normalden yüksek olması yeterlidir. Genel olarak sistolik kan basıncının ( büyük tansiyon) 140 mmHg vediastolik kan basıncının ( küçük tansiyon) 90 mmHg'dan yüksek olması hipertansiyon olarak kabul edilir. 140/90 mm Hg genellikle normal basıncın en üst sınırı olarak benimsenmiştir. Sistolik ve diastolik değerlerin en önemlisi diastolik basınçtır. Gebelikte diastolik basınç 90 mm Hg üstünde seyrettiğinde anne karnında bebek ölüm oranları 3-4 misli fazla bulunmuştur. Gebelikte görülen yüksek tansiyon anne ve bebek yaşamını ciddi olarak etkileyebilen önemli risk faktörüdür.

        Tansiyon ölçümleri anne adayı en az 10 dakika dinlendikten sonra, oturur pozisyonda sağ koldan ve kol kalp hizasında iken yapılmalıdır. Aşırı aktivite sonrası yapılan veya bilekten ölçüm yapan tansiyon aletlerinden elde edilen sonuçlar yanıltıcı olabilir. Ölçmeler en az 6 saatlik aralarla tekrarlanmalıdır.

        Gebelikte tansiyon değerlendirilmesinde , üzerinde durulması gerekli bir nokta da şudur: 140/90 normalin üst sınırı olarak her vaka için geçerli olamaz.

        En doğru ölçüm 6 saat ara ile yapılan iki kan basıncı ölçümünün 140/90 mmHg veya üzerinde bulunması veya 20. gebelik haftasından önce ölçülen kan basıncı değerinden sistolik basınçta 30 mmHg'den fazla artış diastolik basınçta 15 mm Hg'den fazla artış saptanması ile konur.

         Gebelikte görülen yüksek tansiyon çeşitleri;

        1-Kronik hipertansiyon: Daha önce bilinen hipertansiyonu olan gebeler.

        2-Gebelik hipertansiyonu: Gebelikten önce tansiyonu normal olan ve gebelikte ortaya çıkan hipertansiyon. Bu gebelerin yapılan muayene ve testleri  normaldir, bir problem yoktur ve doğum sonrası kan basıncı normale döner.

        3-Hafif preeklampsi:

        Hipertansiyon (diastolik kan basıncının 90-100 mmHg arasında) + idrarda protein görülmesi.

        4-Ağır preeklampsi:

        Tansiyon 160/100 mmHg üzerinde + İdrarda protein kaybı + ayakbileği, el ve yüzde ödem + baş ağrısı + görme bulanıklığı + nefes darlığı + karınağrısı

        5-Gebeliğin ağırlaştırdığı kronik hipertansiyon (Süperempoze preeklampsi): Gebelik öncesi hipertansiyonun üzerine preeklampsi bulgularının eklendiği anne adayları.

        6-Eklampsi: Yukarıda sözü edilen bulgulara bilinç kaybının,t üm vücutta kasılma ve nöbetlerin eşlik ettiği anne adayları.