Toksik Şok Sendromu ilk kez 1978 yılında tanımlanmış Staphilococcus aureus adı verilen bakterilerin yol açtığı ciddi seyreden bir enfeksiyon hastalığıdır.

Normal vajinal flora her zaman vajinada bulunan ve normal şartlarda vücuda zarar vermedikleri halde direncin düştüğü bazı hallerde enfeksiyon ve dolayısıyla akıntıya neden olabilen bir grup mikro organizma için kullanılmaktadır. Bunlar; Döderlein ve Smegma basilleri, stafilokoklar, streptokoklar ve E. Coli dir. Bu bakterilerin fermentasyonu ile sağlanan asidik ortam, vajeni enfeksiyonlardan koruyan primer mekanizmadır.Vajinal tampon kullanan bayanlarda tamponun uzun süre değiştirilmemesine bağlı olarak bakteriler için oldukça iyi bir besiyeri oluşturan kan vajinada uzun süre bekler ve bu bakteriler hızla çoğalarak yaydıkları toksinler kadının kanına geçer ve Toksik Şok Sendromu gelişir.

Toksik Şok Sendromu (TŞS)

 

Tamponlara Dikkat!


Toksik Şok Sendromuna Bağlı Yakınmalar:

Ateş, Deri döküntüsü ve deride soyulma, Kas ağrısı, İshal, Ani tansiyon düşmesi.

Toksik Şok Sendromu (TŞS)Toksik Şok Sendromundan korunmak için tampon kullanırken 4-6saat aralıklarla değiştirmek, gece yatarken tampon yerine ped kullanmak, tamponu yerleştirmeden önce elleri yıkamak ve temizliğe dikkat etmek gerekir. 


Öncelikle sağlıklı, adet gören ve çoğu kez tampon kullanan kadınları, nadiren erkekleri de etkileyebilen birden çok organ sistemini tutan akut bir hastalıktır. Hastaların %90'ı 30 yaşın altındaki kadınlardır. En çok adet sırasında süper absorban vaginal tampon kullanan ve bunu da tüm menses boyunca değiştirmeyen kadınlarda ortaya çıkmaktadır. %30 oranında aynı hastad atekrarlayabilen bu durum mortalitesi (ölüm oranı) %2.5-13 arasında değişmektedir. En sık izole edilen etkenler Staphylococcus aureus faj grup 1, tip 29 ve 52'dir.

Hastalığın ortaya çıkışından bu mikroorganizmaların salgıladığı pirojenik ekzotoksin C ve enterotoksin sorumlu tutulmaktadır. TSŞ ortaya çıkışında üç hazırlayıcı unsurun bulunması gerekmektedir.

1. Hasta S.aureus ile kolonize ve infekte olmalıdır (normalde vaginada S.aureus%10 oranında kolonizedir).

2. Bu mikroorganizmalar spesifik toksin üretebilmelidir.

3. Bu toksinler bir giriş deliğinden sistemik dolaşıma karışabilmelidir (normal sağlıklı kadında, adet sırasında kullanılan tamponlar vaginayı travmatize ederek bu giriş deliğini oluşturmaktadır). Klinik olarak en önemli bulgu 39 derece üzerinde olan bir ateştir. Buna ek olarak hücresel düzeyde kapiller permaabilite bozulduğundan periferik vasküler direnç düşmekte ve tedaviye oldukça zor yanıt veren hipotansiyon gelişmektedir. Yüzde tipik döküntü (5-10 gün sonra özellikle avuç içi) ve diare baş ve boğaz ağrısı, yaygın miyalj(kas ağrısı), baş dönmesi ve senkop (bayılma) görülebilir. Bilateral konjunktivit ve farenjit tabloya eklenebilir. Çoğu kez oligüri, anüri, pulmoner ödem ve efüzyon gelişir.

Erişkinin sıkıntılı solunum sendromu (ARDS )(AdultRespiratory Distress Syndrom) geliştiğinde prognoz oldukça kötüdür. Ölüm tedaviye cevapsız hipotansiyon, solunum yetmezliği veya yaygın intravasküle rkoagulopati (DIC) ile olur. Tedaviye klasik şok tedavisi ile başlanmalıdır.Bunun yanında; tampon öyküsü varsa bu hemen uzaklaştırılmalı ya da bir apse düşünülüyorsa hemen boşaltılamlıdır. Nüks oluşumu ve bakteriyemiyi kontrolaltına almak için B-laktamaz'a dirençli nafisisilin, oksasilin, vankomisin gibi antibiyotikler peroral olarak başlanmalı ve en az 10 gün süreyle kullanılmalıdır. Birkez bu sendroma maruz kalmış kadınlarda, tampon kullanımı yasaklanmalı ya da absorbsiyon gücü az olan tamponların sık aralıklarla değiştirilmesi öğütlenmelidir. Önemli olan; oldukça ağır seyredebilen bu sendromun gelişmesini önlemektir.