Neisseria Gonorrhoeae – Gonore  Bel Soğukluğu HastalığıGram (-) diplokoktur. Gonokok olarak da anılır. Çeşitli klinik sendromlar oluşturan suşları vardır. Dünyada enfeksiyon o derece yaygındır ki ABD'de her 30 saniyede bir kişinin enfeksiyona yakalandığı iddia edilmektedir.Enfeksiyona yakalananlar 2-5 gün olan kuluçka dönemi  içinde yüksek derecede bulaştırıcıdır.


Klinik

Gonokok enfeksiyonlarının büyük çoğunluğu primer enfeksiyon odağında kalır. Kadınlarda %80-85 vakada   bulgu vermez. Gebelikte taşıyıcılık özellikle sıktır. Kadınlarda en sık endoservikse (rahim ağzı kanalına) yerleşir. Pürülan , kokusuz bir akıntıya servikste bir eritem eşlik eder. Alt genital organlardaki diğer enfeksiyon odakları, üretra (idrar deliği), bartolin ve skene bezleridir. Sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma , akıntı,vulvada yanma ve kızarıklık ön plandadır. Skene guddeleri ve üretradan pürülan akıntı gelir. Bartolin guddesi genelde tek taraflı olarak tutulur. Ağrı, şişlik, kızarıklık gibi belirtiler oldukça rahatsız edicidir. Menopoz sonrası ve menarş öncesi dönemlerde vajen mukozasını da tutabilmektedir.

Serviksteki gonokok infeksiyonlarının %10-20' si üst genital organlara ilerler. Bu durumda anormal kanamalar, ateş, pelvik ve abdominal ağrılar majör semptomlardır

Dissemine gonokok infeksiyonları bakterinin hemotojen (kan yoluyla) yayılımıyla oluşan genel infeksiyonlardır. Gezici poliartirit, artraji ve tenosinovit en sık görülen bulgulardır. Dissemine gonokok enfeksiyonunun en sık görülen komponenti artritisdir. Ateş, titreme, papül olarak başlayıp püstilleşen deri lezyonları bulunur. %1-2 olguda endokardit (kalpte enfeksiyon)  görülür. Rektal (barsak son kısım) yerleşimli gonorede rektumda ağrı, akıntı ve kanama olur. Bazen enfeksiyon farinkse de yerleşir, bu durumda genellikle asemptomatik seyreder. Farinks ve rektuma yerleşmiş olgular tedaviye daha dirençli olarak bilinmektedirler. Öksürme, öne eğilme ve derin nefes alma ile artan ve sağ omuza vuran ağrı, ateş, bulantı, kusma şikayetleri gelişen hastalarda perihepatitis (Fitz-Hugh-Curtis endromu) akla gelmelidir.

Tanı

Erkeklerde üretral akıntının gram yayması % 100'e yakın duyarlılığa sahipken bu oran serviksten alınan örneklerde % 80 olarak bulunmuştur. Servikal ve üretral akıntıdan yapılan yaymaların gram veya metilen mavisi ile boyanarak PNL'ler içerisinde intraselüler gonokokların görülmesi en basit tanı yöntemidir. Ancak tanı mutlaka kültürle doğrulanmalı ve rezistan suşlarının saptanması için antibiyogram yapılmalıdır. Kültür için Thayer-Martin besiyerine ekim yapılır. 48 saat içinde sonuç verir. Kültürde üreme oranı %80-95 arasındadır. Son yıllarda tanıda antijen saptama (ELISA), DNA probe gibi yöntemler geliştirilmiştir (PCR).

Tedavi

Gonokokların çoğu penisilin, sefaloporin, tetrasiklin, makrolidler, kinolonlar ve rifampisine hassastır. 1970'li yıllardan sonra penisiline dirençli gonokok suşları oldukça sık görülmeye başlamıştır. Gonokokların çoğalma süresinin 29 dakika oluşunun bulunmasından sonra komplike olmayan olgularda tek doz tedavi önerilmeye başlanmıştır.Tek doz 250 mg seftriakson ve kinolon grubu antibiyotikleri de tedavide önerenler mevcuttur.Diğer enfeksiyonlarla beraber olan olgularda özellikle eşlik eden klamidya infeksiyonları için tedaviye tetrasiklin ve eritromisin (en az 1 haftas üreyle) eklenmelidir.